‘Shining Science’ isimli sosyal medya hesabının paylaştığı bir iddiaya göre, sürekli şikayet etmek ve olumsuz düşünceleri tekrar etmek beynin stres ve tehdit algısıyla ilgili sinir ağlarını güçlendiriyor. Nöroplastisite sayesinde bu ağlar zamanla daha baskın hale geliyor ve beyin olumsuzlukları fark etmeye daha yatkın bir “varsayılan moda” geçiyor. Bunun sonucunda kişinin temel stres düzeyi artıyor, küçük sorunlar bile yoğun stres tepkisi yaratabiliyor. Ancak bu mekanizmanın anlaşılması, beynin daha dirençli ve sağlıklı duygusal kalıplara yönlendirilebilmesi için ilk adım olarak sunuluyor. Peki bu iddialar bilimsel bir çalışmaya mı dayanıyor?

EDİTÖR: DEMET İLCE

Söz konusu paylaşımın tamamı şu şekilde ve kaynak olarak “Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi. (2023). Sinirsel Plastisite ve Olumsuz Düşünce Kalıplarının Duygusal Düzenleme Üzerindeki Etkisi. Stanford Tıp Haberleri” verilmiş:

Nöroplastisite, beynin yeniden yapılandırma yeteneği anlamına gelen bilimsel bir kavram. Nöroplastite, beynin yaşam boyunca deneyimlere yanıt olarak sinir bağlantılarını güçlendirme, zayıflatma veya yeniden düzenleme kapasitesini ifade ediyor. Bu süreç öğrenme, hafıza, rehabilitasyon ve duygusal düzenleme dahil olmak üzere çok sayıda beyin işlevinde rol oynuyor. İddiada bahsedildiği gibi beyin yeni bağlantılar oluşturabilir ve var olanları değiştirebilir. Kronik stres ve olumsuz deneyimler ise bazı beyin bölgelerinde yapısal değişikliklere yol açabilir.

Yapılan bilimsel çalışmalar, tekrar eden olumsuz düşünce modellerinde stres tepkisini uzatabileceğini ve fizyolojik stres tepkilerini sürdürebileceğini gösteren bulgulara sahip. ‘Perseverative Cognition’ kavramı psikoloji literatüründe yer alıyor. Ayrıca kronik stres hayvan modellerinde prefrontal korteks ve hipokampusta olumsuz nöroplastik değişiklikler gösterebiliyor. Depresyona benzer durumlarda beyin bağlantısı ve fonksiyonlarında bozulmalar rapor edilmiş. Ancak ‘Sürekli şikayet etmek beyni negatif düşünceye programlar’ gibi bir ifade, doğrudan deneysel kanıtlarla desteklenmiyor; çoğu çalışma stresin ve olumsuz duygulanımın etkilerini genel olarak inceliyor.

Ayrıca söz konusu iddiada kaynak olarak Stanford Üniversitesi verilmiş. Ancak böyle bir araştırmaya yaptığımız aramalarda rastlamadık. Bu kaynak daha çok haber sitelerinde veya sosyal medya paylaşımlarında verilmiş.

Olumsuz Düşünce Döngüsünün Beyinde Kalıcı Bir Varsayılan Ayar Yaptığı Doğru mu?

Bu konudaki birçok içerikte, ‘beynin varsayılan ayarını negatifliğe çevirdi” gibi iddialar yer alıyor. Ancak bu oldukça genelleştirilmiş ve abartılı bir yorum. Bu tarz ifadeler yerine bilimsel çalışmalarda daha çok şunlar kullanılıyor:

“Olumsuz düşünceler ve stres, stres hormonlarının kronik yükselişine yol açabilir.”

“Beynin duygusal regülasyon ağlarında işlevsel değişiklikler stres altında görülebilir.”

“Beynin bazı negatif düşünce modellerinde eğilimi artabilir; bu mutlak bir programlanma değil, daha çok kişinin bilişsel ve duygusal yanıt eğilimlerinin zamanla şekillenmesidir.”

Olumsuz Alışkanlıkların Beyin Üzerindeki Etkisini Değiştirmek Mümkün mü?

Nöroplastisite, aynı zamanda olumlu deneyimler, terapi, dikkat eğitimi, farkındalık gibi uygulamalarla sağlıklı yolları güçlendirmeye de olanak sağlar. Bundan dolayı, olumsuz düşünce döngüsü mutlak ve geri döndürülemez bir süreç değil.

Sonuç olarak, beyin yaşam boyu plastisite gösterir. Kronik stres ve olumsuz duygu odaklı tekrarlayan düşünceler, beynin stres yanıtını etkileyebilir. Ancak, şikayet etmenin doğrudan beynin ‘varsayılan ayarını negatif yapmak’ gibi net bir programlamaya yol açtığı iddiası, doğrudan bilimsel olarak desteklenmeyen bir ifade.

KAYNAKLAR:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22034207/

https://en.wikipedia.org/wiki/Perseverative_cognition

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40545507/

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7047599/

https://www.labmedya.com/zihin-dili-stresi-nasil-uzatiyor-dusunce-aliskanliklarinin-beyin-dayanikliligi-uzerindeki-sessiz-etkis%C4%B0

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi