Alan Mathison Turing, 23 Haziran 1912’de Londra’da doğmuş, matematik, mantık ve kriptoloji alanlarında çığır açan çalışmalara imza atmış bir İngiliz bilim insanıdır. Modern bilgisayar biliminin kurucularından biri olarak kabul edilen Turing, aynı zamanda dünyanın kaderini değiştiren sayılı insanlardan biridir.
Cambridge Üniversitesi’nde matematik eğitimi alan Turing, daha sonra Princeton Üniversitesi’nde doktora yaparak matematiksel mantık üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.
Turing Makinesi
Kendisinin en ünlü çalışmalarından biri “Turing makinesi”dir. Bu kuramsal hesaplama cihazı, karmaşık matematiksel hesaplamaları belirli bir mekanik düzenekle yapabilen ilk modeldir.

28 Mayıs 1936’da yayınladığı Hesaplanabilir Sayılar: Karar Verme Probleminin Bir Uygulaması başlıklı makalesinde, Kurt Gödel’in 1931’de evrensel aritmetik-tabanlı biçimsel dil kullanarak ortaya koyduğu hesaplama ve kanıtın sınırlarına dair çalışmayı yeniden formüle etti. Turing, bu çalışmasıyla herhangi bir algoritma ile ifade edilebilen her matematiksel problemin teorik olarak bir Turing makinesi kullanılarak çözülebileceğini gösterdi.
Günümüz bilgisayarların temelini atan hesaplama teorisinin öncüsü olarak kabul edilen bu çalışma, modern yazılım ve donanım tasarımının temel taşlarından biri olmuştur.
II. Dünya Savaşı ve Enigma
Tarihle ilgilenen pek çok kişinin aşina olduğu Enigma, II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası tarafından şifreleme ve çözümleme için kullanılan bir şifreleme makinesiydi. Müttefikler, savaşın kazanılması için Enigma şifrelerinin kırılması gerektiğini fark etti ve bu kritik görev için Alan Mathison Turing’in de bulunduğu dönemin en yetenekli bilim insanlarını Birleşik Krallık’taki Bletchley Park’a topladı.
Şifre çözümleme ekibi, uzun çalışmalar sonucu “Bombe” adı verilen bir cihaz geliştirerek Enigma şifrelerini çözmeyi başardı. Bu başarı, Müttefiklerin Almanya’nın askerî stratejilerini çözmesini sağlayarak savaşın yıllar öncesinden sona ermesine katkıda bulundu.
Modern Bilgisayarların Temeli ve Yapay Zekanın Doğuşu
Savaşın ardından Turing, Manchester Üniversitesi’nde çalışarak ilk elektronik bilgisayarların geliştirilmesine öncülük etti. 1950’de yayınladığı Computing Machinery and Intelligence makalesinde, makinelerin düşünme yetisine sahip olup olamayacağını sorguladı ve “Turing Testi” kavramını ortaya attı.
Özetle Turing testi, bir insan sorgulayıcı, bir makine ve bir insan arasında yapılır. Sorgulayıcı hangisinin hangisi olduğunu bilmeden hem insana hem de makineye bir dizi sorular sorar ve aldığı yanıtlara göre hangisinin makine hangisinin insan olduğunu saptamaya çalışır. Test sonunda sorgulayıcı tutarlı bir şekilde insanı ayırt edemezse, makine Turing testini geçmiş olur. Bu da makinenin “düşünme” yetisi kazandığı kabul edilen kısımdır. Bu test, hala yapay zekâ alanındaki en önemli kriterlerden biri olmaya devam etmektedir.
Delilah Projesi
Kasım 2023 tarihinde ortaya çıkan Bayley Belgeleri, Londra’da yarım milyon dolar karşılığında açık artırmayla satıldı. Daha önce varlığı bilinmeyen bu belgelerin, Turing’in 1943-1945 yılları arasında kendi el yazısıyla yazdığı Delilah isimli son derece gizli bir mühendislik projesine ait çalışmaları içerdiği ortaya çıktı.
Savaş esnasında Turing, kriptolojinin yeni cephesinin konuşma şifrelemesi olacağını fark etmişti. Nazi Almanyası’nın Enigması, İngilizlerin Typex cihazları gibi şifreleme makineleri yalnızca metin şifreleme ve çözümleme yapabiliyorken, güvenli sesli iletişim ve bunun şifrelenmesi askeriyenin istek listesindeydi. Bu kapsamda 1942 ve 1943 yıllarında Bell Labs tarafından geliştirilen ve ABD Ordusu sözleşmesi kapsamında New York’ta inşa edilen SIGSALY konuşma şifreleme sistemine aşina olan Turing’in bu ses şifreleme sistemine alternatif olarak Delilah’ı tasarladığı anlaşıldı.
50 tonu aşkın ağırlığı ve oda boyutuna sahip SIGSALY verimli bir şekilde çalışamayacak kadar büyüktü. Turing’in Delilah’ı ise her biri yaklaşık bir ayakkabı kutusu büyüklüğünde olan üç küçük üniteden oluşuyor. Batarya sistemi dahil yalnızca 39 kg ağırlığında olan Delilah, bir kamyonda, bir siperde veya büyük bir sırt çantası içinde kullanılabilecek ölçülere sahip taşınabilir bir şifreleme cihazı.

Aslında 1946’da Delilah projesinin ilk prototipi tamamlanmıştı. Turing ve asistanı Donald Bayley, sistemi kurup çalıştırmayı başarmışlardı. Bayley, sistemin beklendiği gibi çalıştığını söyledi ve Delilah sistemini “titiz kriptografik ilkelere dayanan ilk sistemlerden biri” olarak tanımladı. Bu prototip, döneminin en yenilikçi kriptografik cihazlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Görsel kaynak: History
Trajik Sonu ve Ardında Bıraktıkları
Turing’in hayatı, dönemin homofobik yasaları nedeniyle trajik bir şekilde son buldu. 1952’de eşcinsel olduğu gerekçesiyle mahkemeye çıkarıldı ve zorunlu hormon tedavisine tabi tutuldu. 7 Haziran 1954’te, 41 yaşında siyanür zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetti. Ölümü resmîn intihar olarak kayıt altına alındı.
Ölümünden yıllar sonra, Turing’in bilim dünyasına ve insanlığa katkıları tekrar takdir edildi. 2013 yılında İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından resmî olarak affedildi. 2019’da ise portresi 50 sterlinlik banknotlara basılarak onurlandırıldı.
Alan Turing’in çalışmaları, modern bilgisayarların, yapay zekânın ve kriptolojinin gelişmesine büyük katkı sağladı. Hem bilimsel hem de etik açıdan unutulmaz bir miras bırakan Turing, bugün hâlâ teknoloji ve bilgi dünyasının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Alan Turing’in çalışmaları, modern bilgisayar biliminin, yapay zekânın ve kriptolojinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Bugün dahi teknoloji dünyasının en önemli figürlerinden ve en büyük ilham kaynaklarından biri olarak kabul edilmektedir.
Yazar: Efe Deniz Kemer
Kaynaklar:

Yorum bırakın