PHEV araçlar 2015–2022 arasında Avrupa’da ,
“Geçiş teknolojisi”
“Hem elektrikli hem uzun menzil çözümü”
“Çok düşük yakıt tüketimi”
şeklinde pazarlanıyordu. Peki gerçekten öyle mi?
Avrupa’daki mevcut Worldwide Harmonised Light Vehicles Test Procedure (WLTP) kapsamında, birçok plug-in hibrit modelin resmi tüketim değeri yaklaşık 100 km’de 1,5–2 litre aralığında beyan ediliyor. Bu değerler, bataryanın dolu olduğu ve sürüşün önemli kısmının elektrikli modda gerçekleştiği varsayımına dayanıyor.
Ancak gerçek kullanım verileri farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Almanya merkezli Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research (Fraunhofer ISI) tarafından yürütülen çalışmada 981.035 plug-in hibrit aracın araç içi yakıt tüketim izleme sistemi verileri analiz edildi.
Araştırma bulgularına göre:
- Resmi ortalama: 100 km’de 1,57 litre
- Gerçek kullanım ortalaması: 100 km’de 6,12 litre
Bu sonuç, resmi verilerin yaklaşık 3 ila 4 katı anlamına geliyor.
ya da;
Bu sonuç, resmi test değerlerine kıyasla tüketimin yaklaşık %290–300 oranında daha yüksek gerçekleştiğini gösteriyor.
*WLTP (Worldwide Harmonised Light Vehicles Test Procedure), araçların laboratuvar ortamında ölçülen resmi yakıt tüketimi ve emisyon test prosedürüdür.
Elektrikli Sürüş Varsayımı Gerçek Kullanımda Neden Düşüyor?
Çalışma, elektrikli sürüş oranının test döngülerinde varsayılandan belirgin şekilde düşük olduğunu gösteriyor.
Bazı araçlarda:
- Elektrikli mod aktif görünse bile
- Yüksek hız, ani hızlanma, ısıtma/soğutma ihtiyacı veya batarya seviyesi nedeniyle
- İçten yanmalı motor beklenenden daha sık devreye giriyor
Bu da test senaryosundaki tüketim değerlerinin günlük kullanımda tekrarlanmasını zorlaştırıyor.
Şarj Alışkanlığı Belirleyici Faktör
Araştırma, araçların şarj edilme sıklığını marka ve segment bazında da inceledi.
Sonuçlara göre:
- Daha erişilebilir fiyatlı modellerde kullanıcılar araçlarını daha düzenli şarj ediyor.
- Lüks segment ve şirket aracı olarak kullanılan PHEV’lerde ise elektrikli kullanım oranı düşük.
- Premium segmentteki bazı araçların neredeyse hiç prize takılmadığı tespit edildi.
Bu durumda araç, ağırlığı artmış bir içten yanmalı model gibi çalışıyor ve yakıt tüketimi yükseliyor.
Diğer Bağımsız Bulgular Ne Diyor?
Bağımsız kuruluş International Council on Clean Transportation (ICCT) tarafından yayınlanan gerçek kullanım analizleri de benzer sonuçlara işaret ediyor. ICCT verileri, PHEV’lerin gerçek kullanım koşullarında CO₂ emisyonlarının resmi test sonuçlarına göre birkaç katına çıkabildiğini ortaya koyuyor.
Avrupa merkezli çevre kuruluşu Transport & Environment da özellikle filo araçlarında test ve gerçek kullanım arasında ciddi farklar bulunduğunu raporladı.
Bu gelişmelerin ardından European Commission ve bazı Avrupa ülkeleri plug-in hibritlere yönelik vergi avantajlarını ve teşvikleri gözden geçirmeye başladı.
Sonuç
Plug-in hibrit araçların 100 kilometrede 1,5–2 litre yakıt tüketmesi teknik olarak mümkün. Ancak bu değer:
- Düzenli şarj alışkanlığı
- Kısa mesafe kullanım
- Elektrikli mod ağırlıklı sürüş
gibi belirli koşullara bağlı.
Gerçek kullanım verileri, birçok kullanıcıda bu koşulların sağlanmadığını ve tüketimin resmi test değerlerinin belirgin şekilde üzerine çıktığını gösteriyor.
Dolayısıyla “PHEV’ler 100 km’de 1,57 litre yakıyor” ifadesi teknik olarak doğru olsa da, günlük kullanım koşullarında genellenebilir bir ortalama değildir.
Kaynaklar
- Fraunhofer ISI gerçek kullanım analizi (981.035 araç verisi)
- Transport & Environment raporu
- Transport & Environment ek analizi
- ICCT TRID bibliyografik kaydı (referans olarak eklenebilir)
- Medya analizleri (genel gerçek kullanım verileri)
- International Council on Clean Transportation (ICCT) gerçek dünya PHEV çalışma raporu

Yorum bırakın