İran, Irak, Ürdün, Lübnan, Katar, Suudi Arabistan gibi ülkeleri kapsayan Orta Doğu bölgesinin ilk ne zaman ve kim tarafından bu isimle adlandırıldığını hiç düşündünüz mü? Bugün haberlerde, siyasi tartışma programlarında ve haritalarda sıklıkla karşımıza çıkan ‘Orta Doğu’ kavramı, zannedildiği gibi kadim ve doğal bir coğrafi adlandırma değil. Tam tersi, bu terim tarihsel olarak oldukça yeni. Siyasi ve stratejik kaygılarla üretilen Orta Doğu teriminin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına gelin birlikte bakalım…
EDİTÖR: DEMET İLCE
Orta Doğu (Middle East), teriminin kökeni, bazı akademik kaynaklara göre ilk olarak 1850’lerde İngiliz Hint Ofisi’nde kullanılmaya başlanmış. Bu dönemde İngilizler, Hindistan’a giden stratejik yolları tanımlamak için bölgeyi farklı şekilde adlandırma ihtiyacı duyuyorlarmış.
‘Orta Doğu’ terimini ilk kullanan kişi ise Amerikalı deniz stratejisti Alfred Thayer Mahan. Bu terim Alfred tarafından 1902 yılının Eylül ayında yayımlanan ‘The Persian Gulf and International Relations’ başlıklı makalesinde kullanılmış. O dönemde özellikle Britanya ve Rusya gibi büyük güçler, Orta Asya ve Hindistan’a giden yollar üzerinde nüfuz mücadelesi yürütüyordu. Mahan, bu stratejik bölgeyi tanımlayıp, Britanya için öncelikli hale getirmek istemiş.
Orta Doğu Terimi Nasıl Yaygınlaştı?
Mahan’ın makalesinden sonra Orta Doğu kavramı, İngiliz gazeteci Sir Ignatius Valentine Chriol tarafından The Times gazetesinde yayımlanan ‘The Middle Eastern Question (Orta Doğu Meselesi)’ başlıklı 20 makalelik dizide genişletilerek yer almış. Chriol bu terimi, daha geniş bir coğrafi tanımlamada kullanmış ve İngiliz basınında terim, tırnak işareti olmadan yazılmaya başlanmış. Bu şekilde Orta Doğu kavramı, hem Britanya basınında hem de diplomatlar arasında yerleşmeye başlamış.
Orta Doğu terimi, 2. Dünya Savaşı’na kadar yaygınlaşmadı ancak 1930’larda İngiliz askeri komutası ‘Middle East Command’ ile daha fazla kullanılmaya başlandı. 1946 yılında ABD’de, Middle East Institute’un kurulmasıyla beraber bu kavram, uluslararası akademik ve politik dilde yerleşti. Günümüzde Birleşmiş Milletler (BM) ve çoğu hükümetin resmi yazışmalarında Batı Asya (West Asia) ya da MENA (Middle East-North Africa) gibi alternatif tanımlar da kullanılıyor.

Hangi Ülkeler Resmi ve Evrensel Olarak Orta Doğu Ülkesi Kabul Ediliyor?
Bahreyn, İran, Irak, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, çoğu coğrafya ve siyaset literatüründe ‘çekirdek Orta Doğu’ olarak değerlendiriliyor. Türkiye, Mısır ve Filistin ise coğrafi, kültürel veya politik kriterlere göre tartışmalı olarak kabul ediliyor.
Diğer yandan bazı akademik ve jeopolitik projelerde ‘Orta Doğu’, Kuzey Afrika, Balkanlar, hatta Orta Asya’ya kadar uzatılabiliyor.
Sonuç Olarak; Orta Doğu, bir coğrafi bölge adından çok, Batı’nın jeopolitik çıkarlarıyla şekillenen bir kavram olarak doğdu. Bu terim, kültürel ve tarihsel anlamda homojen bir bölgeyi tanımlamıyor. Resmi olarak Birleşmiş Milletler gibi uluslararası bir kurumun ‘Orta Doğu’ ile ilgili net, tek tanımı bulunmuyor. Terimin kökeni, 19. Yüzyıl sonu ve 20. Yüzyıl başında Batılı güçlerin, Hindistan yolu, deniz ticareti ve sömürge güvenliği gibi stratejik çıkarlarıyla doğrudan ilişkili. Bu kapsamda, Orta Doğu ifadesinin ilk kez Alfred Thayer Mahan tarafından 1902 yılında kullanılması, kavramın askeri ve siyasi bir ihtiyaçtan doğduğunu gösteriyor.
KAYNAKLAR:
https://en.wikipedia.org/wiki/Middle_East
https://en.wikipedia.org/wiki/Alfred_Thayer_Mahan
https://www.encyclopedia.com/places/asia/middle-eastern-physical-geography/middle-east
https://www.worldatlas.com/articles/why-is-it-called-the-middle-east.html
https://www.britannica.com/story/are-the-middle-east-and-the-near-east-the-same-thing

Yorum bırakın