Türkiye’de yurt dışından yapılan e-ticaret alışverişlerine ilişkin gümrük vergisi düzenlemesi 2026 yılı itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu düzenlemeyle beraber daha önce posta veya hızlı kargo yoluyla gelen küçük tutarlı (30 Euro’ya kadar) siparişlerde uygulanan gümrüksüz muafiyet tamamen kaldırıldı. Artık ürün bedeli kaç Euro olursa olsun (örneğin 1 Euro olsa bile) yurt dışından bireysel olarak sipariş edilen tüm ürünler gümrük vergisine tabi. Bununla beraber ayrıntılı gümrük beyannamesi zorunluluğu da getirildi.

EDİTÖR: DEMET İLCE

Söz konusu düzenleme, 6 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararıyla resmiyet kazandı; fakat uygulama olarak 30 günlük geçiş süresi sonunda, yani 6 Şubat 2026 tarihinden itibaren fiilen devreye girmiş olacak. Yurtdışından gelen ürünler artık bedeline bakılmaksızın gümrüğe tabi olacak, basitleştirilmiş işlem yerine ayrıntılı gümrük beyannamesi ile işlemleri yapılacak, ürün vergi oranları önceki muafiyetten farklı şekilde hesaplanacak.

Peki bu ne demek? Artık Temu, AliExpress, Amazon gibi yabancı platformlardan ucuz ürün sipariş ederken sadece bir gönderim ücreti veya maktu ücret ödeyerek kolayca gümrüksüz almak mümkün değil. Tüm ürünler Türkiye’ye girişte gümrük vergisi ve beyannamesi ile birlikte vergilendirilecek. Bu da tüketiciye ek maliyetler olarak yansıyacak.

Diğer yandan gümrük vergisi düzenlemesi sonrasında ortaya birçok iddia atıldı. Gelin o iddiaları tek tek açık kaynaklardan değerlendirelim…

İddia: Temu ve Benzeri Çinli Devler, Türkiye’nin Cari Açığını Tek Başına 150 Milyar TL Artırdı

Bazı kaynaklarda, ihracat-ithalat dengesindeki bozulmanın e-ticaret alanında 150 milyar TL’ye varan bir açık yarattığı ifade ediliyor. Bu açığın, özellikle Çin merkezli platformlardan yapılan online alışverişlerin artışıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Örneğin Paralimani.com adlı ekonomi haber sitesinde yer alan analizde, Çin merkezli Temu ve Shein gibi platformların etkisiyle Türkiye’nin online dış ticarette 2025’in ilk 11 ayı itibarıyla yaklaşık 150 milyar TL’ye varan açık verdiği ileri sürülüyor.

Bu rakam, resmi olarak açıklanmış bir cari açık verisi değil; e-ticaret kanalına ilişkin tahmini bir hesaplamayı ifade ediyor. 

İddia: Gümrük Kısıtlamaları Sadece Türkiye’de Var, Dünya Serbest Ticarete Devam Ediyor

Dünya genelinde birçok ülke iç pazarını korumak amacıyla düşük değerli e-ticaret muafiyetlerini ya tamamen kaldırdı ya da daraltma kararı aldı. Örnek vermek gerekirse; ABD, yıllardır uyguladığı düşük değerli gönderiler muafiyetini kaldırdı ve Temu-Shein gibi platformları etkiledi. AB ise 150 Euro muafiyetini Temmuz 2026’da kaldırma kararı aldı ayrıca 3 euroluk ek vergi başlattı. Brezilya, kendi düşük değerli muafiyetini yeniden düzenlemeyi önerdi, örneğin yıllık toplam muafiyet getirme gibi değişiklik planları var. Vietnam, daha önce düşük değerli muafiyeti vardı ama bunu kaldırdı ve artık daha detaylı beyannameler talep ediyor. Japonya da düşük değerli muafiyetlerini gözden geçiriyor ve uygulamasını sınırlamaya yönelik planlar var.

İddia: İthalatçılar 1000 TL’lik Ürünü 2000 TL’ye Satarak Bizi Kazıklıyor

Ucuza gelen malı daha yüksek fiyata satma iddiası sık sık dile getirilse de aslında perakendeciler, ürünü “geleni çarpı iki yaparak” fiyatlandırmıyor. Nihai satış fiyatı; ithalat maliyetleri, gümrük vergileri, KDV, lojistik ve operasyonel giderlerin üst üste binmesiyle oluşur. Bundan dolayı 1.000 TL’ye mal olan bir ürünün 2.000 TL’ye satılması, tek başına kazıklama anlamına gelir diyemeyiz.

İddia: Temu Ürünleri Denetleniyor, Herhangi Bir Sağlık Riski Yok

Ticaret Bakanlığı tarafından denetimler yapılıyor; ancak bu denetimler tüm ürünleri kapsayan yaygın ve sürekli bir kontrol mekanizması niteliğinde değil. Çünkü gümrük istisnası ile posta gönderileri yoluyla gelen milyonlarca paketi tek tek kontrol etmek mümkün değil. Ancak belli ürün gruplarında yapılan testlerde yüzde 81 oranında sağlığa zararlı ürünler tespit edildi. Bu nedenle bazı ürünlerde uygunsuzluk tespit edildiğine dair raporlar bulunurken, “tüm ürünler güvenlidir” ya da “sağlık riski yoktur” demek mümkün değil.

İddia: Yurt Dışından Ucuza Almak Halkın Yararınadır

Ucuz ürün özellikle düşük gelirli tüketiciler için avantajlı gibi görünebilir. Ancak yerli üretici için haksız rekabet, vergi kaybı, istihdam ve yerli sektör üretimi gibi etkileri mevcut. Yani tüketici açısından kısa vadede avantajlı gibi görünse de ekonomik sistem açısından tek başına doğru kabul edilemez. Yurt dışı kaynaklı çok ucuz ürünler, yerli üreticinin maliyet yapısıyla rekabet etmesini zorlaştırıyor. Vergi, sigorta, enerji, işçilik ve finansman maliyetleri yüksek olan yerli üretici, aynı ürünü benzer fiyatla piyasaya sunamadığında üretimi kısmak veya piyasadan çekilmek zorunda kalabiliyor. Bu da doğrudan üretim hacminin azalmasına, dolaylı olarak ise istihdam kaybına neden oluyor.

Diğer yandan, düşük değerli e-ticaret gönderilerinde uygulanan muafiyetler sebebiyle devletin vergi geliri de sınırlı kalıyordu. Bu durum, hem kamu maliyesinde kayıp yaratıyor hem de vergi yükünün büyük ölçüde yerli üretici ve kayıtlı işletmeler üzerinde yoğunlaşmasına neden oluyordu. Kayıt dışına yakın bir alan oluşması, vergi adaletini de zedeliyordu.

Sonuç olarak, yurt dışından ucuza ürün almak bireysel tüketici için kısa vadede avantaj sağlayabilir; ancak uzun vadede üretimin zayıflaması, istihdamın azalması ve vergi gelirlerindeki kayıplar nedeniyle ekonomik sistemin geneli açısından sürdürülebilir bir fayda üretmez. Kısacası, kendi insanımız üretim atölyesini, tezgahını kapatır, işsiz kalır.

İddia: Yurt Dışı Siparişlerinde Vergi Zaten Ödeniyor

Basitleştirilmiş muafiyet varken, düşük tutarlı yurt dışı e-ticaret gönderilerinde ya hiç vergi alınmıyor ya da gerçek ithalat rejimine göre oldukça sınırlı ve maktu vergiler uygulanıyordu. KDV, gümrük vergisi ve ek mali yükler çoğu durumda tam olarak tahsil edilmiyor; ürünler ayrıntılı gümrük beyannamesine tabi tutulmadan ülkeye giriş yapıyordu. Muafiyetin kaldırılmasıyla artık ürün bedeline bakılmadan tüm bireysel siparişlerde gümrük vergisi, KDV ve ilgili diğer vergiler uygulanıyor ve işlemler detaylı gümrük beyannamesi üzerinden yürütülüyor. Bu da önceki döneme kıyasla vergilendirmenin daha kapsamlı ve eksiksiz hale gelmesi anlamına geliyor.

İddia: Temu Çok Verimli Olduğu İçin Bu Kadar Ucuz Satıyor

Temu’nun fiyat avantajı; büyük hacim, doğrudan tedarik zinciri, düşük kar marjı vb. birkaç nedene bağlı olabilir. Ancak Temu’nun çok verimli olduğunu söylemek sadece bir parça doğru. Platformun düşük fiyat stratejisi sürdürülebilir kar/çok düşük marj politikasıyla da bağlantılı. Platformun düşük fiyat stratejisinin arka planında, Çin’in uzun süredir uyguladığı ihracat odaklı devlet destekleri ve sübvansiyon politikaları da önemli bir rol oynuyor.

Çin’de üretim yapan firmalar; enerji, lojistik, finansman ve vergi alanlarında doğrudan veya dolaylı devlet desteklerinden faydalanabiliyor. Özellikle ihracata yönelik üretimde; düşük faizli krediler, lojistik teşvikler ve yerel yönetim destekleri, ürünlerin uluslararası pazarlara çok düşük fiyatlarla sunulabilmesini mümkün kılıyor. Bu durum, serbest piyasa koşullarında rekabet eden ülkeler için yapısal bir dezavantaj yaratıyor.

Temu gibi platformlar ise bu destekli üretim gücünü, küresel pazarlarda agresif büyüme stratejileriyle birleştiriyor. Kısa vadede zarar etmeyi göze alan, çok düşük marjlarla çalışan bu modelin temel hedefi; pazar payını hızla büyütmek, yerel rakipleri fiyat rekabetiyle zorlamak ve tüketici alışkanlıklarını platforma bağımlı hale getirmek. Bu yüzden Temu’nun ucuzluğu yalnızca “verimlilik” ile açıklanamaz.

İddia: Türkiye’deki Kargo ve Depo Maliyetleri Çok Yüksek, Sorun E-Ticaret Sitelerinde Değil

Türkiye’de lojistik sektörü yaklaşık 100 milyar dolar hacme sahip büyük bir pazar ve bunun büyük bölümü karayolu nakliyesi ile gerçekleştiriliyor. Bu durum, taşıma maliyetlerini artıran bir etken; Türkiye’de yük taşımalarının yüzde 85–90’dan fazlası karayoluyla yapılıyor. Bu oran, diğer büyük ticaret merkezlerinde daha dengeli modal dağılım ile karşılaştırıldığında lojistik maliyet baskısını artırabilir. Örneğin, Türkiye’de karayolu nakliye maliyetlerinde yakıt gideri lojistik maliyetinin yarısından fazlasını oluşturabiliyor. Bu tür yüksek oranlı maliyet bileşenleri, ürünün Türkiye’ye ulaşınca taşıdığı toplam maliyetin artmasına neden oluyor. Depolama tarafında da, Türkiye’deki depo işletmeleri yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya. Özellikle modern ve teknoloji odaklı depolarda yakıt, işçilik, altyapı ve bakım gibi giderler toplam lojistik maliyetinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu yüzden sadece platformların fiyat avantajı değil, aynı zamanda lojistik maliyetler de ürün fiyatını etkileyen belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

İddia: Gümrük Önlemleri Piyasayı Daha da Pahalılaştıracak

Gümrük muafiyetinin kaldırılması, ithalat süreçlerine ek vergi, beyanname, gümrükleme ve operasyonel maliyetler getirdiği için ürünlerin Türkiye’ye giriş maliyetini artırabilir. Bu artış, özellikle düşük tutarlı ürünlerde fiyatın kendisinden daha yüksek ek yükler doğurabildiğinden, nihai satış fiyatlarına doğrudan yansıyabilir. Bu yüzden kısa vadede tüketicinin yurt dışı kaynaklı ürünlere daha yüksek fiyatlarla erişmesi beklenebilir. Bu durum, ekonomik açıdan öngörülebilir ve rasyonel bir sonuç olarak değerlendirilebilir.

KAYNAKLAR:

https://www.paramedya.com/devami/138580/27-euro-freni-tutmadi-temu-dalgasi-e-ticarette-dengeleri-altust-etti/

https://www.dailysabah.com/business/economy/turkiye-scraps-duty-free-limit-for-overseas-shopping

https://businessturkeytoday.com/duty-free-online-shopping-ends-in-turkey-e30-limit-abolished.html

https://www.reuters.com/world/us-ends-tariff-exemption-all-low-value-packages-2025-07-30/

https://www.hurriyetdailynews.com/turkiye-seeks-eu-customs-exemption-on-low-value-imports-215816

https://ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanliginin-hazirladigi-2026-yili-ithalat-rejimi-resmi-gazetede-yayinlandi

https://www.paralimani.com/ekonomi/e-ticarette-cinli-devler-piyasayi-altust-etti-acik-150-milyar-tlyi-asti-92465

https://www.mckinsey.com/capabilities/geopolitics/our-insights/de-minimis-disrupted-managing-shifts-in-duty-exemptions

https://www.lojistikhatti.com/haber/2025/02/global-lojistik-sektorunun-2025-yilinda-113-trilyon-dolara-ulasmasi-bekleniyor

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi