Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapıldığı iddia edilen bir çalışmada; katılımcıların ChatGPT’yi kullanırken beyinlerinin tarandı. İddiaya göre; kullanıcıların yüzde 83,3’ü birkaç dakika önce yazdıkları tek bir cümleyi hatırlayamadı. Buna karşılık yapay zeka olmadan yazanlar hatırlamakta zorlanmadılar. Beyin bağlantısı keskin bir şekilde 79’dan 42 puana düştü. Daha sonraki oturumlarda ChatGPT kullanımını durdurduktan sonra bile, bu kullanıcılar sürekli yetersiz etkileşim gösterdi. Performansları hiç yapay zeka kullanmayanlardan daha düşük kaldı. Bu çalışmaya göre ChatGPT’nin görevleri tamamlamada yüzde 60 daha hızlı olmamızı sağladığı, ancak öğrenme için gereken zihinsel çabayı yüzde 32 oranında azalttığı öne sürüldü. Peki bu çalışma gerçek mi? Sonuçların doğruluk payı ne?
EDİTÖR: DEMET İLCE
Öncelikle bahsedilen iddialar gerçek bir çalışmaya dayanıyor. Bu, MIT Media Lab ve araştırmacı Nataliya Kosmyna liderliğindeki ekip tarafından yapılan bir çalışma. Bu çalışmada, ChatGPT gibi büyük dil modeli araçlarıyla yazı yazma ile hiçbir araç kullanmadan yazma ve klasik arama motoru ile yazma şartları karşılaştırılmış. Deneyde 54 katılımcı yer almış ve LLM Grubu (ChatGPT), arama motoru grubu ve sadece beyin grubu olarak üç gruba ayrılmışlar. Her grup birkaç yazı yazmış ve ardından beyin aktiviteleri EEG (elektroensefalografi) ile ölçülmüş.

Çalışma sonucunda, ChatGPT kullanan katılımcılar beyin bağlantısı ölçümlerinde en düşük değeri göstermişler. Sadece beyin grubu ise en yüksek aktiviteye sahip olmuşlar. Arama motoru kullananlar ise ortada kalmış. Bunun yanında LLM grubundakiler yaptıkları yazılardan sonra hemen alıntı yapma sorularında daha zayıf çıkmış. Yani yazdıkları metni kendi metni gibi hatırlamakta ve alıntılamakta zorlanmışlar. Çalışmada buna ithafen ‘bilişsel borç’ ifadesi kullanılıyor. Yani kısa vadede kolaylık ve hız olsa da, uzun vadede hafıza, öğrenme ve beyin aktivitesi gibi alanlarda olumsuz etkiler riski olabileceğini belirtiyor.
Ancak çalışma henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş, erken aşama çalışması olabilir. Ayrıca örneklem sayısı sınırlı. 54 sayısı insan beyni ve öğrenme süreçleri gibi karmaşık değişkenler için oldukça düşük bir sayı. Çalışmada bulgular, yazı yazma, essay formatı ve belli deney ortamı bağlamında elde edilmiş. Yani bu sonuçların her ChatGPT kullanımına genellenip genellenmeyeceği de belirsiz. Çalışmanın kendisi, ‘bilişsel borç’ riskine işaret ediyor ancak bu tüm ChatGPT kullanımının mutlaka zararlı olacağı anlamına da gelmez.
Sonuç Olarak; iddia doğru. ‘ChatGPT beyni köreltiyor, hafızayı, öğrenmeyi zayıflatıyor, düşünmeyi tembelleştiriyor’ gibi ifadeler içeriyor ve bunlar çalışmanın bulgularını da kısmen destekliyor. Ancak dediğimiz gibi bunlar henüz kesinleşmiş bilimsel kanıtlar değil. Ayrıca ChatGPT’ye birkaç defa soru sormak ile düzenli, sürekli, yoğun yapay zeka destekli yazı yazmak arasındaki fark da önemli. Bu yüzden ChatGPT’yi yardımcı asistanınızmış gibi düşünmeniz, öğrenme ve üretim motoru olarak düşünmemeniz önerilir.
KAYNAKLAR:

Yorum bırakın