Hiç yüksek bir binadan veya balkondan aşağı bakarken atlamak istiyor gibi hissettiğiniz oldu mu? Veya metro istasyonunda metro beklerken raylara doğru çekildiğinizi hissettiğiniz, arabanızı şeride doğru kırma dürtüsü yaşadığınız oldu mu? Bu hisleri birçoğumuz yaşıyoruz. Merak etmeyin, intihar etmek istemiyorsunuz. Aslında olan bambaşka bir şey ve ‘Boşluğun Çağrısı’ kavramıyla adlandırılıyor. Peki nedir bu ‘Boşluğun Çağrısı?’

EDİTÖR: DEMET İLCE

Fransızca l’appel du vide’den Türkçe’ye ‘Boşluğun Çağrısı’ olarak geçen kavram, psikoloji ve felsefede kullanılıyor. Yüksek bir yerden aniden atlama isteği, metro raylarına doğru çekilme hissi, arabayı karşı şeride kırma dürtüsü, bıçağa bakarken ‘acaba kendimi keser miyim?’ düşüncesi bu duruma örnek verilebilir. Eğer bu hisleri yaşadıktan sonra ‘ben neden böyle düşündüm?’ diyerek sorduysanız kendinize kızmayın. Fransızların ‘boşluğun çağrısı’ olarak adlandırdığı daha sonra buna ‘Yüksek Yer Fenomeni’ adını verdikleri bu fenomenin aslında çok ilginç bilimsel açıklaması var. Klinik literatürde ‘High Place Phenomenon (HPP) olarak anılan bu kavram, halk dilinde ve psikolojide call of the void terimiyle de biliniyor.

Öncelikle merak etmeyin, yukarda saydığımız düşünceler sadece sizin aklınıza gelmiyor. Bu düşünceleri yaşayan birçok insan bulunuyor. Ayrıca deli falan da değilsiniz. Psikolojide ‘Boşluğun Çağrısı’, yaygın bir insan deneyimi olarak kabul ediliyor. Peki neden böyle durumlar yaşıyoruz?

Neden Olur?

Yapılan araştırmalar, bu hissin birkaç nedeni olabileceğini gösteriyor. Teoriye göre, yüksek bir yerdeyken beyin ‘geri çekil’ komutu veriyor. Fakat zihin bu sinyali ‘atlamak istiyorum’ şeklinde yanlış yorumlayabiliyor.

İnsan zihni bazen hiç istemediğimiz düşünceleri üretiyor. Bu ise psikolojide oldukça normal bir bilişsel süreç olarak kabul ediliyor. Yani ‘Boşluğun Çağrısı’ normal bir durum.

Diğer yandan insan varoluşunu sorgularken, ‘Eğer..’ ile başlayan düşünceler üretebiliyor. Bu ise felsefi düzeyde yaşamın kırılganlığını fark etme anı olarak adlandırılıyor.

Öte yandan yüksek yerlerin, hızlı araçların veya tehlikeli nesnelerin adrenalin seviyesini artırdığı ve beynin alternatif senaryolar ürettiği bir gerçek.

Bu Düşünceler İntiharla İlişkili mi?

Yapılan araştırmalara göre ‘boşluğun çağrısı’ fenomenini yaşayan insanların çoğunluğu, intihar düşüncesinde değil. Aslında tam tersi. ‘Yaşamak istiyorum, bu yüzden bir anlık tehlikeyi kontrol etme ihtiyacı hissediyorum’ demek.

‘Boşluğun Çağrısı’nın Felsefi Yorumu

Felsefede Boşluğun Çağrısı kavramı; insanın uçurumla yüzleşmesi, özgürlük bilinci, absürdle karşılaşma, sınır durumlar gibi temalarla ilişkilendiriliyor. Felsefede boşluğun çağrısı, İnsanın özgürlüğünün, ölümlülüğünün ve varoluşsal çelişkisinin bir anda fark edilmesidir.

Boşluğun Çağrısı Üzerine Yapılan Araştırmalar

İstemsiz ve kısa sürekli düşünceler olarak tanımlanan ‘Boşluğun Çağrısı’ fenomeni üzerine birçok detaylı araştırma bulunuyor. Çoğu çalışmada ise bu düşüncenin yaygın, genellikle kişinin kendine yabancı hissettiği ve çoğunlukla intihar niyetiyle ilişkisiz olduğu gösterilmiş.

Hames, Ribeiro, Smith & Joiner, Journal of Affective Disorders dergisinde yayımlanan çalışmalarında, HPP’nin (High Place Phenomenon) yaygınlığı ve intihar eğilimi ile ilişkisini inceledi. Çalışmada HPP’nin çoğu insanda görüldüğü, bu durumu yaşayanların hepsinin intihar düşüncesi taşımadığı görüldü. Bu deneyim, otomatik bir güvenlik sinyalinin yanlış anlaşılması olarak yorumlanıyor.

Teismann ve arkadaşlarının BMC Psychiatry isimli dergide yayımlanan çalışmasında ise HPP’nin yaygınlığı ve klinik ilişkileri daha geniş örneklemde incelendi. HPP’nin toplumda yaygın olduğu, bazı çalışmalarda intihar düşüncesi, anksiyete, depresyon arasında pozitif kolerasyonlar gözlemlendiği ancak bu ilişkinin tutarlı olmadığı sonucuna ulaşıldı. Yani çalışma, HPP’nin intihari geçmişi olanlarda ve hiç intihar düşüncesi olmayanlarda görülebildiğini gösterdi.

Wiesmann ve arkadaşlarının, 2024/2025 dönem çalışmalarında ise HPP düşüncelerini ölçmek için ölçek geliştirme adımları atıldı. Bu ölçekler sayesinde fenomenin yaygınlığı, obsesif-kompulsif semptomlar, eşlik eden anksiyete ve güvende kalma davranışları sistematik olarak ölçülebiliyor.

2025’te Frontiers in Psychiatry dergisinde yayımlanan Asgari ve arkadaşlarının çalışmalarında ise HPP ile obsesif-kompulsif belirtiler, depresyon, intihar düşüncesi ve anksiyete duyarlılığı arasındaki ilişkiler incelendi. Çalışma sonucunda, HPP deneyimleri, obsesif-kompulsif semptomlarla ve bazı hallerde yaşam boyu/intihar davranışı göstergeleriyle ilişkili bulundu. Fakat analizlerde cinsiyet, yaş, depresyon gibi faktörler de etkiliydi. Bu da HPP’nin tek bir açıklaması olmadığını gösteriyor.

Ancak Dikkat!

Bu düşünceler kısa, ani ve sonuçlandırıcı eylem niyeti barındırmayan türdense, genellikle tehlike olmadığı kabul ediliyor. Ancak bu düşünceler yoğun, sürekli, kişinin plan yapmasına ya da eyleme geçmeye yakında, acilen profesyonel bir yardım aramak gerektiği belirtiliyor.

KAYNAKLAR:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22119089/

https://bmcpsychiatry.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12888-020-02875-8

https://www.frontiersin.org/journals/psychiatry/articles/10.3389/fpsyt.2025.1685791/abstract

https://health.clevelandclinic.org/call-of-the-void

https://www.livescience.com/what-is-call-of-the-void

https://www.ensonhaber.com/ipucu/ya-atlarsam-korkusu-boslugun-cagrisi-nedir

https://onedio.com/haber/balkon-gibi-yuksek-bir-yere-cikinca-neden-atlama-istegimiz-gelir-1279941

https://www.matematiksel.org/boslugun-cagrisi-nedir-neden-yuksek-bir-yerden-bakinca-atlama-istegi-duyariz/

https://suneyyezeyrek.medium.com/lappel-du-vide-bo%C5%9Flu%C4%9Fun-%C3%A7a%C4%9Frisi-e22551c2982a

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi