Türkiye Gazetesi’ne konuşan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi kimyager Prof. Dr. Mükerrem Şahin’in açıklamaları adeta tartışmaya yol açtı. Türkiye’de gençlerin cinsiyet değiştirmek için sıraya girdiğini belirten Şahin, erkeklerde testosteron oranı düştükçe kadınlara ilginin azaldığını ve Batı illerinde bu durumun alarma dönüştüğünü söyledi. Doğu ve İç Anadolu’nun testosteron düşüşü açısından daha şanslı olduğunu ifade eden Şahin, durumun Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de durumun kötü olduğunu aktardı. Pakistan ve Afganistan’da gençlerin çiğnediği uyuşturucu otların testosteronu düşürdüğünü ve hormonal dengeyi bozduğunu bildirdi. Erkeklikten kadınlığa geçişin ise bazı ülkelerde çok arttığını, bu oranın Türkiye’de 30 kat arttığını iddia etti. Bu artışın toplum için çok tehlikeli olduğunu söyleyen Şahin, ‘korkunç bir geleceğe gidildiğini’ belirtti.
EDİTÖR: DEMET İLCE
Şahin’in iddiaları bunlarla da sınırlı değil..
Testosteron düşüşünün en önemli sebebinin işlenmiş gıdalar olduğunu öne süren Şahin, “Cipsler, trans yağlar, beyaz ekmek ve şeker tüketimi erkeklerde östrojen oranını artırıyor. Kağıt bardaklar çok zararlı. Bir erkek 5 yıl boyunca her gün kağıt bardaktan sıcak çay içerse erkekliği biter. Bugün İsrail’de okullarda kâğıt bardak yasak. Neden? Çünkü sonuçlarını çok iyi biliyorlar” diye konuştu.
Erkeklerin kadınlaştığı, kadınların erkekleştiği ve bunun hormonal bir bozukluk olduğunu söyleyen Şahin, cinsiyet değişikliği isteyen gençlerin ‘rehabilite edilmesi gerektiği’nin ve devletin buna yönelik adım atması gerektiğini aktardı. Şahin bu konuyla ilgili, “Kimse bu gidişatı durdurmak için bir şey yapmıyor. Herkes günü kurtarıyor. Başkent Üniversitesine 20 yaşında bir genç geldi, ‘kız olmak istiyorum’ dedi. Hormon değişmiş. Ne yapacaksın, öldürecek misin? Bu çocuklar bizim. Bu hormonal bozukluk. Rehabilite etmeliyiz. Devletin bunu düşünmesi lazım.” ifadelerine yer verdi.
Şahin’in en tartışmalı önerilerinden biri ise “İlkokuldaki erkek çocuklara testosteron iğnesi yapılmalı” oldu.
Gördüğünüz gibi Prof. Dr. Mükerrem Şahin’in iddiaları ve açıklamaları oldukça tartışılabilir. Özellikle “Bir erkek 5 yıl boyunca her gün kağıt bardaktan sıcak çay içerse erkekliği biter.” iddiası çokça konuşulmaya başlandı. Şimdi gelin bu iddiaların bilimsel bir gerçeğe dayanıp dayanmadığını tek tek inceleyelim…
Türkiye’de Erkeklikten Kadınlığa Geçiş 30 Kat Arttı mı?
Öncelikle bu söylemler gazetelerde çıktı ve Mükerrem Şahin’in bu sözleri söylediği röportaj Türkiye’de medyasında yayımlandı. Dünyada ve özellikle ABD, Hollanda gibi bazı ülkelerde, cinsiyet disforisi başvurularının ve klinik sayılarının arttığını gösteren bilimsel veriler mevcut. Ancak Şahin’in iddia ettiği gibi Türkiye’de bu oranın 30 kat arttığı iddiası doğrulanmadı.
Erkeklerde ortalama serum testosteron düzeylerinin zaman içinde düştüğüne ilişkin bilimsel çalışmalar da var. Fakat bu düşüşün tek bir nedeni yok. Obezite, kronik hastalıklar, yaşam tarzı, çevresel kimyasallar gibi birçok faktör rol oynamakta. Yani Şahin’in iddia ettiği gibi ‘İşlenmiş gıdalar en önemli sebep’ demek, söz konusu kanıtlarla aşırı basitleşmiş olur.
Ancak birçok çalışma, zaman içinde erkeklerde ortalama serum testosteron düzeylerinde azalma eğilimi gösteriyor. ABD’de yapılan bir çalışmada, 1999-2016 döneminde genç/erişkin erkeklerde toplam testosteron düzeylerinde belirgin bir düşüş raporlanmış. Brezilya’da da yaş bağımsız bir testosteron düşüşü rapor edilmiş.
Şahin iddialarında daha çok işlenmiş gıdalar vs. testosteron dengesine odaklanıyor ancak literatürde obezite, metabolik sendrom vs. durumlarla düşük testosteron arasında ilişki kuran çok az çalışma bulunuyor. Örneğin metabolik sendromlu erkeklerde testosteron düzeylerinin daha düşük olabileceği de raporlanmış.
Tip 2 diyabetli erkeklerde testosteron eksikliğinin sıklığı ve düşük total testosteron düzeyleri bildirilmiş.

Kağıt Bardaktan 5 Yıl Boyunca Her Gün Sıcak Çay İçen Erkeğin Erkekliği Biter mi?
Gelelim en çok tartışılan iddiaya…
“Bir erkek 5 yıl boyunca her gün kağıt bardaktan sıcak çay içerse erkekliği biter.” ve ‘’İsrail okullarında kağıt bardak’’ gibi kesin ifadeler, güvenilir bilimsel veya resmi politika kaynaklarına dayanmıyor. Kağıt bardakların bazen plastik içerdiği, bazı ambalajlarda endokrin bozucu kimyasalların bulunabileceği ve bunun sağlık etkilerinin araştırıldığı doğru. Ancak ifade olarak bakıldığında, “Bir erkek 5 yıl boyunca her gün kağıt bardaktan sıcak çay içerse erkekliği biter.” demek, kanıta dayanmayan aşırı bir iddia olarak önümüze çıkıyor.
Ancak bisfenol A, yaygın bir endokrin bozucu kimyasal ve insanlarda östrojenik etki gösterebildiği bilimsel olarak belgelenmiş. Bu tip kimyasallar hormon sistemini bozabilir ve testosteron dengesi üzerinde etkili olabileceği tartışılıyor. Bu, Şahin’in ‘kağıt bardak’ iddialarına kısmen bilimsel zemin sağlıyor.
İsrail’in okullarda kağıt bardakları ülke çapında yasakladığına ilişkin de güvenilir kaynaklar yok. İsrail’de plastik ve şekerli içecek düzenlemeleri üzerine tartışmalar ve plastik-EDC riskleriyle alakalı akademik çalışmalar mevcut. Ancak ‘ülke çapında kağıt barda yasak’ ifadesi doğru değil.
Tehlikeli ve Etik Olmayan Bir Öneri
Son olarak “İlkokuldaki erkek çocuklara testosteron iğnesi yapılmalı” önerisine bakalım. Bu önerinin tıbbi ve etik bir dayanağı bulunmuyor ve tehlikeli bir öneri. Pediatrik endokrinoloji kılavuzları, testosteron uygulamalarının yalnızca tıbbi gerekçeyle ve uzman hekim gözetiminde, belirli yaş ve dozlarda yapıldığını belirtiyor. Sağlıklı çocuklara topluca hormon verme önerisi ise tıbbi standartlara, etik kurallara ve çocuk haklarına aykırı.
Peki, siz Prof. Dr. Mükerrem Şahin’in iddiaları ve önerileriyle ilgili neler düşünüyorsunuz?
KAYNAKLAR:
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0960076021000716
https://ijhpr.biomedcentral.com/articles/10.1186/s13584-024-00628-6
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7063751/

Yorum bırakın