ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025 yılında yeniden göreve dönmesiyle beraber, göçmen ve vize politikası daha da netlik kazandı. ABD, bu konuda göçü ve devlet yükünü azaltmak ve güvenlik riskini düşürmek gibi kısıtlayıcı bir yöntem izliyor. Geçtiğimiz hafta Trump yönetiminin ABD konsolosluk yetkililerine aşırı kilolu veya uzun süreli tıbbi bakım masraflarını karşılayamayan başvuru sahiplerine vize vermeme talimatı verdiği bildirildi. Ancak sosyal medya gibi mecralarda bu konu, “Trump yönetimi şişmanlara ABD vizesi verilmemesi için büyükelçiliklere talimat yolladı” şeklinde paylaşıldı. Konunun detaylarını ve son gelişmeleri sizin için araştırdık.
EDİTÖR: DEMET İLCE
ABD aşırı kilolulara vize vermeyecek mi? Tam olarak Trump yönetiminin aşırı kilolulara vize vermeyeceğini söylemek doğru değil. Ancak Trump yönetiminin, ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir kablo aracılığıyla dünya genelindeki büyükelçilik ve konsolosluklara yönerge gönderildiği bildiriliyor. Bu yönergeye göre, vize başvurusu yapanın sağlık durumu, uzun vadeli bakım gereksinimi ve kronik rahatsızlıkları ‘mali yük’ unsuru olarak dikkate alınacak.
The Washington Post’ta yer alan habere göre yönerge 6 Kasım 2025 tarihinde çıkarılmış. Bu yönergenin 2026 Ocak itibarıyla uygulanabileceği bildiriliyor. Bazı kaynaklar ise ‘kablo yayınlandıktan sonra hemen uygulamaya geçer’ şeklinde yorumlar yapıyor. Söz konusu iddia ‘şişmanlara vize verilmeyecek’ şeklinde formüle edilmiş. Ancak yönergeye baktığımızda ‘yüksek sağlık riski taşıyan veya bakım ihtimali yüksek olan başvuranların daha dikkatli değerlendirileceği” şeklinde bir yönlendirme olduğu görülüyor.
Süreç henüz sona ermiş değil. Dışişleri Bakanlığı tarafından tüm ABD büyükelçilik ve konsolosluklarına bir diplomatik kablo gönderildi.
Ancak şu an için ‘kablo uygulanmaya başlandı’ demek doğru değil. Söz konusu uygulamanın belirttiğimiz gibi Ocak 2026’da başlaması öngörülüyor. Ancak bununla ilgili de kesinlik yok.

Tıbbi Durumların Listesi Genişliyor
ABD’de zaten halihazırda kalıcı olarak yaşamak için vize başvurusu yapan göçmenleri sınırlayan bir dizi uygulama mevcut. Bunlardan biri de hükümet onaylı bir sağlık uzmanı tarafından yürütülen tıbbi muayeneden geçmek. Başvuru yapacak kişilerin, uyuşturucu ve alkol kullanımı, akıl sağlığı sorunları veya şiddet geçmişi olup olmadığını beyan eden bir form dolduruyor. Diğer yandan tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklar açısından testlere tabi tutuluyor. Bunun yanında kızamık, hepatit B, çocuk felci gibi bulaşıcı hastalıklara karşı da koruma sağlayan aşılar yaptırıp yaptırmadıklarını da belirtmeleri gerekiyor.
Trump yönetiminin büyükelçilik ve konsolosluklara gönderdiği kablo ile dikkate alınması gereken tıbbi durumların listesi daha da genişleyecek gibi görünüyor.
Yönergede Neler Var?
Kablo metninin tamamı kamuya açılmadı ancak bazı güvenilir kaynaklarda belirli noktalarına erişmek mümkün.
Yönergeye göre, yalnızca salgın hastalıklar değil, yaygın ve kronik hastalıklar da göz önünde bulundurulacak. Örneğin; solunum hastalıkları, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kanserler, nörolojik hastalıklar, metabolik hastalıklar ve ruh sağlığı problemleri. Obezite ise özel olarak vurgulanmış. Yönergede obezite, yüksek tansiyon, depresyon ve uyku apnesi ile ilişkilendirilebilir diye belirtiliyor.
Adayın ‘mali yük’ olma ihtimalini hesaba katmak üzere sağlık durumunu ve gelecekteki bakım masraflarını değerlendirmeyi de öne çıkarıyor. Konsolosluk görevlilerinden, adayın ömür boyu tedavi maliyetini tahmin etmeleri isteniyor. Başvuranın banka hesapları, varlıkları, birikimleri ve emeklilik gibi finansal kaynaklarının da incelenmesi gerektiği yer alıyor.
Konsolosluk yetkililerinden, başvuru yapanın bakmakla yükümlü olduğu bakımlıların sağlık durumunu da değerlendirmesi isteniyor.
Yönergede vize memurlarına geniş takdir yetkisi de tanınıyor.
Kabloda ayrıca sadece sağlık ve finansal kaynak değil, adayın yaşı, bağımlı sayısı ve herhangi bir önceki kamu yardım kullanımı gibi faktörler de değerlendirilmesi gereken kriterler arasında yer alıyor.
Ancak unutmamak gerekir ki bu düzenleme henüz ABD’de uygulanmaya başlanmadı. Ayrıca hem göçmen hem de geçici vizeleri kapsayıp kapsamadığı tam olarak belli değil. Bazı kaynaklarda göçmen vizeleri için daha ağır olacağı belirtilmiş.
Kısaca ‘obezitelere kesin vize verilmeyecek’ demek doğru olmaz. Politika oldukça geniş. ‘Sağlık durumu nedeniyle devlet yardımı alma riski yüksek olabilir’ gibi ifadeler barındırıyor. İddia ‘obezite’ de dahil büyük oranda gerçeğe dayalı ancak söz konusu uygulama hala başvuruya, diğer koşullara ve görevin değerlendirilmesine bağlı. Yani obezite kişiler bu konuda risk faktörü içinde diyebiliriz. Bu kapsamda, obezite bireyler ‘ABD vizesi alamayacak’ demek yerine şu anlık ‘alamayabilirler’ demek en mantıklısı olarak görülüyor.
KAYNAKLAR:
https://www.newsweek.com/trump-refusing-us-visas-overweight-people-11029433

Yorum bırakın