Altın piyasasında 2025 yılı, yeni rekor fiyatlar, artan merkez bankası alımları ve dalgalı tüketici talebiyle dikkat çekiyor. Ancak “tüm dünyada insanlar altına hücum ediyor” söylemi, veriler ışığında kısmen doğru, kısmen abartılı görünüyor.
Yatırım Güçlü, Mücevhere İlgi Zayıf
Küresel altın talebi 2025’in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %3 artış kaydetti. Ancak bu artışın kaynağı ağırlıklı olarak yatırım ve merkez bankası alımları oldu.
- Yatırım tarafı (ETF’ler, külçe ve sikke): Güçlü bir toparlanma gösterdi. Temmuz ayında küresel altın ETF’lerinde üst üste girişler yaşandı. Ayrıca bar/coin ile de yatırım yapılmaya devam etti.
- Mücevher talebi: Fiyatların yüksekliği nedeniyle %14 geriledi. Özellikle Hindistan ve Orta Doğu pazarlarında düşüş dikkat çekti.
- Teknoloji sektöründe altın: Altın aynı zamanda elektronik, AI cihazları, bazı endüstriyel uygulamalar ve dişçilik gibi alanlarda teknolojik kullanım için de talep ediliyor. Bu talep yatırım veya mücevher talebinden bağımsız ve istikrarlı bir şekilde artıyor, ama toplam talebin daha küçük bir kısmını oluşturuyor.
Bu tablo, altına yönelik talebin toplu bir hücum değil, daha çok “kurumsal ve rezerv amaçlı” olduğunu gösteriyor.
Merkez Bankaları Rekora Koşuyor
Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) yayımladığı raporlara göre, merkez bankaları 2025’in ilk çeyreğinde yaklaşık 244 ton, ikinci çeyrekte ise 166 ton net altın alımı yaptı.
İkinci çeyrekte merkez bankaları altın alımlarını hafifçe azalttı; çeyrek bazında %33 düşüş gösterdi. Buna rağmen, resmi olmayan alımların payı oldukça yüksekti ve toplam talep üzerinde güçlü bir etki yarattı. Ayrıca, merkez bankalarının büyük çoğunluğu önümüzdeki yıl da rezervlerini artırmayı planlıyor, bu da altının stratejik bir değer olarak önemini koruduğunu ve son yıllarda merkez bankalarının altın rezervlerini çeşitlendirme eğilimini sürdürdüğünü gösteriyor.
En büyük alıcılar arasında Polonya, Çin, Hindistan ve Türkiye öne çıkıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılında net 17 tonluk alımla toplam stokunu 635 ton seviyesine yükseltti. Polonya 2024’te 90 ton almıştı, 2025’te de hızla artırıyor. Çin 2024 sonunda yeniden alıma başladı, 2025 Temmuz itibarıyla 9 ay üst üste rezerv ekledi. Hindistan, Kazakistan ve Özbekistan da düzenli ve programlı alımlarını sürdürüyor.
Neden Alıyorlar?
Merkez bankalarının altın almasının birkaç temel nedeni var. Öncelikle, yaptırım riskinden korunmak istiyorlar. Çünkü altın kimsenin borcu değildir; yani bir ülke başka bir ülkenin altın rezervlerini bilgisayar tuşuna basarak donduramaz. Bu yüzden altın, rezervlerde güvenli bir araç olarak öne çıkıyor.
Bir diğer sebep, rezervleri çeşitlendirme isteği. Dolar hâlâ dünyada en baskın para birimi olsa da, merkez bankaları rezervlerinin tamamını dolarda tutmak istemiyor. Altının payı zamanla artırılarak riskler dağıtılıyor.
Üçüncü olarak ise makroekonomik belirsizlikler etkili. Yavaşlayan büyüme, yaklaşan seçimler, artan bütçe açıkları gibi faktörler merkez bankalarını güvenli bir limana yöneltiyor. Bu noktada da altın, “nötr” ve herkesin kabul ettiği bir değer olduğu için tercih ediliyor.
Ancak bu eğilimi tersine çevirebilecek bazı riskler de var. Eğer reel faizler kalıcı biçimde yükselirse, altın cazibesini kaybedebilir. ABD Merkez Bankası (FED) ya da diğer büyük merkez bankaları beklenmedik şekilde sert bir sıkılaşma politikasına giderse, fiyat üzerinde baskı oluşabilir. Merkez bankalarının kendisi alımları yavaşlatırsa ya da yatırımcıların yoğun kullandığı altın ETF’lerinden (borsa yatırım fonlarından) çıkışlar başlarsa, piyasada aşağı yönlü hareketler görülebilir.
Çin Faktörü
Çin, 2025 yazında piyasada belirleyici rol oynadı. Hong Kong üzerinden yapılan ithalat temmuz ayında sert şekilde arttı ve Temmuz ayında bir önceki aya göre %126,81 artış gösterdi. Hong Kong Nüfus Sayımı ve İstatistik Departmanı’nın açıkladığı verilere göre, Haziran ayında 19,36 ton olan net ithalat, Temmuz’da 43,92 tona yükseldi.
Ancak Hong Kong üzerinden gelen veriler, Çin’in altın alımlarının yalnızca bir kısmını yansıtıyor. Ülke, altın ithalatını aynı zamanda Şanghay ve Pekin üzerinden de gerçekleştiriyor. Dolayısıyla toplam alım miktarı resmi rakamların üzerinde olabilir.
Dünyanın en büyük altın tüketicisi olan Çin’in satın alma faaliyetleri, küresel altın piyasalarını doğrudan etkileyebiliyor. Çin’in talebindeki artış, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabiliyor.
Altının Jeopolitik Rolü
Altın alımını arttıran merkez bankalarının doğu ülkeleri olması başka bir tartışma konusunu daha gündeme de getiriyor: “Batının, ulusal veya ekonomik güvenlik gerekçeleriyle altın külçelerinin Doğu’ya taşınmasını sınırlamaya başlamasını bekliyor musunuz?”
X Paylaşım Linki: https://x.com/menlobear/status/1960438787567444179
Büyük altın hareketleri sadece ekonomi değil, aynı zamanda jeopolitik güvenlik sorusu da yaratıyor. Uzmanlar, Batı ülkelerinin ulusal veya ekonomik güvenlik gerekçeleriyle, altın külçelerinin Doğu ülkelerine taşınmasını sınırlama olasılığını tartışıyor. Bu durum, küresel altın piyasasında dengeleri etkileyebilir ve rezerv yönetiminde yeni stratejilerin doğmasına yol açabilir.
FED Bağımsızlığına Müdahale Tartışması
Altın fiyatı 2025 Nisan ayında tarihi zirvesini gördü. Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) verilerine göre, fiyatlar ons başına rekor seviyelere çıkarak yatırımcıların güvenli liman algısını pekiştirdi.
Altının güvenli liman talebini artıran son gelişmelerden biri de ABD’de yaşandı. Başkan Donald Trump, FED Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’u “ipotek kredilerinde usulsüzlük” iddiasıyla görevden aldığını açıkladı. FED’in bağımsızlığına yönelik bu sıra dışı müdahale, piyasalarda şok etkisi yarattı. Yatırımcılar, para politikasının siyasi baskıya açık hale geldiği algısıyla güvenli limana yöneldi. Bu haberin ardından altın fiyatları 2 haftanın zirvesine çıktı.
Türkiye’de Altının Sahibi Kim?
Merkez bankalarının altın alımları sıralamasında ön sıralarda yer alan ülkelerden biri de Türkiye. Türkiye aynı zamanda altın üretimi de olan bir ülke, ancak altın işletmelerinin tamamı yerli değil. Kamuoyunda en çok merak edilen sorulardan biri, “Türkiye’de çıkarılan altın bizim mi, yoksa yabancıların mı?”
Yanıt net: Altın devletindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 168. maddesi ve Maden Kanunu’na göre madenler, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Devlet, işletme hakkını yerli veya yabancı şirketlere ruhsatla devredebilir.
Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerden bazıları:
- Tüprag (Eldorado Gold’un Türkiye iştiraki): Uşak Kışladağ ve İzmir Efemçukuru madenlerini işletiyor.
- Koza Altın: Yerli sermaye ile çok sayıda sahada üretim yapıyor.
- Anagold Madencilik (SSR Mining ve ortakları): Erzincan’daki Çöpler Madeni’nin işletmecisi.
Şirketler, çıkardıkları altın üzerinden devlete “devlet hakkı” adıyla pay ödemek zorunda. Bu oran, altın fiyatına bağlı olarak artan bir sisteme göre hesaplanıyor.
Yanlış Bilinenler
- “Yabancılar altını bedava götürüyor.” Yanlış. Madenlerin mülkiyeti devlete aittir. Şirketler sadece işletme hakkına sahiptir ve bunun karşılığında vergi, devlet hakkı ve ruhsat bedeli öderler.
- “Tüm dünyada altına hücum var.” Kısmen doğru. Gerçek hücum, merkez bankaları ve büyük yatırım fonları tarafından yapılırken, mücevher ve bireysel talep fiyat baskısı nedeniyle zayıf kalıyor.
- De-dolarizasyon: “Dolar bitti” söylemi abartılı. Ama rezervlerde yavaş ve kademeli bir altın payı artışı gerçek. 2025’te merkez bankaları altın alımlarında stratejik bir rol oynamaya devam ediyor; Q2’de 166 tonluk alım, tarihî ortalamaların %41 üzerinde gerçekleşti. Bu alımlar, yalnızca fiyat güvenliği sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda rezervlerini dolar dışı varlıklarla çeşitlendirme ve jeopolitik risklere karşı korunma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. BRICS+ ülkeleri ve enerji ihracatçıları, altını rezerv portföylerinde daha yüksek oranda bulunduruyor ve bazı ülkeler altınlarını yurtiçine repatriye ederek egemenliklerini güçlendiriyor. Bu yapısal talep, altın fiyatları üzerinde kalıcı bir destek oluştururken, üretici şirketler için uzun vadeli öngörülebilir gelir ve operasyonel avantajlar yaratıyor.
Merkez Bankası Çağı
Özetle dünyada altın alımına baktığımızda 2025, altının “merkez bankası çağı” olarak öne çıkıyor. Rezerv çeşitlendirme ve jeopolitik riskler, altının rolünü güçlendiriyor. Tüketici talebi fiyatlara duyarlı kalsa da, devletlerin alımları altın piyasasında yeni bir denge yaratıyor.
Yazar: Sinem Bardakcı
KAYNAKLAR:
- https://emasgold.com.my/central-bank-gold-buying-hits-new-record-in-2024-whats-driving-the-surge/#
- https://www.reuters.com/world/asia-pacific/chinas-net-gold-imports-via-hong-kong-more-than-doubled-july-2025-08-26/
- https://www.investing.com/news/commodities-news/chinas-net-gold-imports-via-hong-kong-more-than-doubled-in-july-4210657
- https://energynews.oedigital.com/mineral-resources/2025/08/26/chinas-net-imports-of-gold-via-hong-kong-have-more-than-doubled-since-july
- https://www.reuters.com/world/india/gold-hits-two-week-high-after-trump-attempts-fire-fed-governor-cook-2025-08-26/
- https://www.reuters.com/world/india/gold-prices-slip-dollar-firms-fed-turmoil-limits-losses-2025-08-27/
- https://altinmadencileri.org.tr/altin-uretimine-dairbilgimiz-algimiz-yargimiz/
- https://www.gold.org/goldhub/research/gold-demand-trends/gold-demand-trends-full-year-2024
- https://www.gold.org/goldhub/research/gold-demand-trends/gold-demand-trends-q1-2025
- https://www.gold.org/goldhub/research/gold-demand-trends/gold-demand-trends-q2-2025
- https://www.gold.org/goldhub/research/gold-demand-trends/gold-demand-trends-q2-2025/central-banks#registration-type=google&just-verified=1
- https://www.ssrmining.com/2024-copler-incident/
- https://www.tuprag.com.tr/hakkimizda/?lang=en
- https://orgtr.org/maden-kanunu-3213-sayili-kanun/
- https://www.forbes.com/sites/roystonwild/2025/08/06/us-gold-demand-more-than-doubled-in-q2-says-world-gold-council/
- https://discoveryalert.com.au/news/central-bank-gold-buying-dedollarization-2025/
- https://www.livewiremarkets.com/wires/etf-investors-defy-record-gold-prices-to-lift-global-gold-investment-demand

Yorum bırakın