Sosyal medyada son günlerde viral olan bir videoda, 1982 yılında yayınlandığı iddia edilen bir Japon televizyon programında, bir muhabirin terk edilmiş bir binada gezerken elinde iPhone benzeri bir cihaz tuttuğu öne sürülüyor. Görüntülerde muhabir, tozlu bir ortamda ilerliyor, eline aldığı cihazı inceleyip kameraya gösteriyor. Cihaz tasarımı, günümüz iPhone’lara son derece benziyor. Bu durum, zaman yolculuğu teorilerini körükleyen birçok komplo meraklısı tarafından “kanıt” olarak paylaşılıyor.

🔗 Video: https://www.instagram.com/p/DHnq5vpRqBq/ 

İddia Mı Gerçek Mi?

Bu bir iddia mı gerçek mi sizin için araştırdık! 

Görüntüler, gerçekte ne 1982 yılına ait ne de gerçek bir TV yayınına… Bu sahneler, 2023 yılında Japonya’da çekilen The Woman Who Knew Too Much adlı kurgu bir mini diziden. Dizinin, 1980’ler atmosferini yansıtacak şekilde VHS kalitesinde çekilmesi, geçmişe aitmiş gibi algılanmasına neden oluyor. Oysa sahne tamamen kurgusal ve amacı, izleyicide “acaba?” hissi uyandırmak. Zaten dizinin açıklamasında da bunun bir kurmaca olduğu açıkça belirtiliyor.

Videonun orijinal hali, Haziran 2023 tarihinde “Movie-is-TV” adlı YouTube kanalı tarafından yayınlanmış ve bunun “fiksyon” yani kurmaca olduğu açık şekilde ifade edilmişti:

Buna rağmen video farklı sosyal medya platformlarında; “1982’de çekildi”, “devlet sakladı”, hatta “iPhone 13 bile var” gibi başlıklarla paylaşılmaya devam ediyor. Bu da, özellikle bilgi teyidinin yapılmayan bu mecralarda hızla yayılmasına neden oluyor. Oysa bu video, sinematografik bir kurgunun ürününden başka bir şey değil.

İphone Piyasaya Ne Zaman Çıktı?

İlk iPhone, Apple tarafından 2007 yılında tanıtıldı ve piyasaya sürüldü. iPhone 13 ise 2021 yılında kullanıcılara sunuldu. 1982 yılında bırakın iPhone’u, cep telefonlarının bile yaygın kullanımı söz konusu değildi.

Bu nedenle söz konusu video ne bir zaman yolcusunun geride bıraktığı cihazı belgeleyen tarihi bir kayıt, ne de örtbas edilmiş bir sır. aksine, başarılı bir kurgu çalışmasının sosyal medya üzerinden manipülatif biçimde “gerçekmiş” gibi sunulmasından ibaret. Yani bu içerik, net biçimde bir iddia! Kesinlikle gerçek değil.

Sosyal Medyada Gerçeği Kurgudan Nasıl Ayıracağız? 

Sizce sosyal medyada paylaşılan böyle içeriklerin gerçek olup olmadığını anlamak kolay mı? Daha önce de sizi şaşırtan, “gerçek sandığınız” ama aslında kurgu videolarla karşılaştınız mı?

Bugün, dijital içerik üretiminin geldiği noktada, eski dönemleri birebir taklit eden görseller üretmek teknik olarak oldukça kolay. Dolayısıyla her “görüntü” gerçeği temsil etmiyor. Bir görüntünün bağlamı, kaynağı ve üretim amacı göz önünde bulundurulmadan yapılan yorumlar, sadece bilgi kirliliği yaratıyor. Bu nedenle görüntülere değil, kaynaklara güvenin.

Gerçek ile kurgu arasında şüphede kaldığımız bu tür kurgu videolar bir yana bir de yapay zeka ile üretilen, ayırt edilmesi gün geçtikçe zorlaşan paylaşımlar giderek artıyor sosyal medya platformlarında. Eminim ki sizlerde sıkça rastlıyorsunuzdur yapay zeka ile üretilmiş bu tür içeriklere. Kurgu film ve videoların yanı sıra bir de yapay zekanın sınırları zorlayan ilerleyişini ele almak gerekir. 

Gerçek mi Kurgu mu? Yapay Zekâ Videolarında Hakikat Krizi

Yapay zekâ teknolojileriyle üretilen videoların gerçeklik sınırlarını bulanıklaştırması, günümüzün en ciddi sorunlarından biri. Özellikle deepfake teknolojisi sayesinde, bir kişinin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da hiç yaşanmamış olayları sanki olmuş gibi sunan videolar üretmek artık mümkün. Bu durum, toplumsal güveni sarsmakta; bireylerin gördüklerine inanma refleksini ciddi biçimde zayıflatmaktadır. Özellikle çocuklarda var olan gerçek dünya ile kurgu arasındaki sınırın bulanıklaşmasına neden olmaktadır. 

Peki, insanlar bu içeriklerin doğruluğunu nasıl sorgulayabilir? Gerçek ile kurguyu nasıl ayırt edebilir?

İşte, gerçek ile kurguyu ayırt etmek için bazı ipuçları:

  • Kaynağı kontrol edin: Videoyu kim yayınladı? Güvenilir bir medya kuruluşu mu, anonim bir hesap mı?
  • Tersine görsel arama yapın: Videodan alınan kareleri arama motorlarında aratarak orijinal kaynağa ulaşabilir ve tarihini kontrol edebilirsiniz.
  • Ses ve dudak uyumuna dikkat edin: Deepfake videolarda ses tonu ve mimikler arasında uyumsuzluk görülebilir.
  • Bağlamı inceleyin: Video tek başına mı paylaşılıyor, yoksa olayın öncesi-sonrası da gösterilmiş mi?
  • Uzman doğrulama platformlarını kullanın: İddialar ve Gerçekler gibi güvenilir doğrulama siteleri bu tür içeriklerin analizini yapmış olabilir.

Yapay zekâ ile üretilen içerikler giderek daha “gerçek” görünse de eleştirel medya okuryazarlığı ve dijital şüphecilik, bu yeni çağın en önemli savunma araçları olacaktır. Bu bilinci hem yetişkinlerin kazanması hem de çocuklara doğru şekilde görmeyi, araştırmayı öğretmesi açısından önemlidir.. 

Yazar: Sinem Bardakcı

KAYNAKLAR:

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi