Türk sinemasının efsanevi isimlerinden Cüneyt Arkın, üç yıl önce 28 Haziran 2022’de 84 yaşında hayatını kaybetti. Sinema kariyerinin yanı sıra kimliği, kişiliği ve karakterli duruşuyla da Türk halkı tarafından çok sevildi. Bugün onu yeniden hatırlamak ve anmak gerekirse, hayat hikayesine en baştan; henüz sinemaya adım atmadığı günlerden başlamak gerekir. 

Gerçek Adı ve Soyadının Anlamı

Türk sinemasının en tanınmış yüzlerinden biri olan Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937’de Eskişehir’in Karaçay köyünde, doktor Yakup Cüreklibatır’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır idi.

Soyadı olan “Cüreklibatır”, Kırım-Tatar dil etkileri taşıyan birleşik bir kelimedir.

  • “Cürekli” kelimesi zamanla “Yürekli”ye evrilmiş,
  • “Batır” ise “bahadır” ya da “yiğit” anlamına gelir.

Bu birleşim, mecaz anlamda “korkusuz yiğit” ifadesine karşılık gelir. Aslına bakarsanız, karakterine ve oynadığı roller göz önüne alındığında ne kadar da ona yakışan bir soyadı, değil mi? 

Fahrettin’den Cüneyt Arkın’a

Tıp fakültesi mezunu bir doktor olan Fahrettin Cüreklibatır, sinemaya yönelme kararı aldığında kendi adıyla sahneye çıkmak istemedi. Ona göre, “Fahrettin” ismi geçmişin yükünü taşıyordu.

Gazeteci Vecdi Benderli, ona iki isimden bir bileşik sahne adı önerdi:

  • Tiyatro sanatçısı Cüneyt Gökçer’den “Cüneyt”,
  • Ramazan Arkın’dan “Arkın”.

Böylece “Cüneyt Arkın” ismi doğdu ve Türk sinema tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olarak adını altın harflerle yazdıran bir kimlik ortaya çıktı.Ayrıca, öğrencilik yıllarında kitap ödünç aldığı ancak geri veremediği Arkın Yayınevine bir vefa borcu hissettiğini de zaman zaman dile getirmiştir.

Ailesi ve Özel Yaşamı

Cüneyt Arkın, 1965 yılında tıp fakültesinden sınıf arkadaşı olan Güler Mocan ile evlendi ve bu evlilikten Filiz adında bir kızları oldu. Ancak, çift 1968’de ayrıldı. 

Arkın, 1970 yılında Betül Cüreklibatır ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten iki oğlu dünyaya geldi: Murat ve Kaan Cüreklibatır. Oğlu Murat Arkın, babasının izinden giderek oyunculuğa yöneldi.

Arkın ailesi, medyadan uzak ama birbiriyle bağlı bir yaşam sürdü. Cüneyt Arkın, ailesine olan düşkünlüğü ve özel yaşamını koruma konusundaki hassas tutumuyla da tanındı.

Sinemaya Getirdiği Yenilik ve Politik Duruşu

1963 yılında yönetmen Halit Refiğ’in yönlendirmesiyle sinemaya adım atan Cüneyt Arkın, ilk yıllarında romantik jön rolleriyle tanındı, ancak esas yükselişi aksiyon sinemasıyla oldu.

1972’de düzenlenen 4. Altın Koza Film Festivali’nde jüri, Baba filmindeki rolüyle Yılmaz Güney’i “En İyi Erkek Oyuncu” seçti. Ancak siyasi baskılar nedeniyle karar değiştirildi ve ikinci sıradaki Cüneyt Arkın, Yaralı Kurt filmiyle ödüle layık görüldü. Ancak Arkın, bu kararı etik bulmayarak ödülü reddetti ve duruşunu net biçimde ortaya koydu.

Aksiyonun Yeni Dili: Cüneyt Arkın Stili

Cüneyt Arkın, aksiyon sahneleriyle Türk sinemasında farklı bir soluk getirdi.

  • Binicilik ve karate konusunda uzman olan oyuncu,
  • İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde 6 ay akrobasi eğitimi aldı.

Bu yeteneklerini özellikle Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde kullandı; Türk sinemasına daha önce örneği olmayan bir fiziksel performans ve dövüş koreografisi kazandırdı. Arkın, dublör kullanmayı seyirciyi kandırmak olarak gördüğü için tüm sahnelerde kendisi oynadı, defalarca yaşadığı kazalarda kırıklar, yaralanmalar yaşadı. Fakat aldığı eğitimler ve kendini geliştirme çabası ile aksiyon filmlerinin yıldızı oldu.

1982 yapımı Dünyayı Kurtaran Adam, düşük bütçesine rağmen zamanla kült film statüsüne ulaştı. 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam gibi filmlerle çizgisinii sürdürdü. 1990’lı yıllarda ise daha çok televizyon dizilerine yöneldi.

Televizyon ve Yazarlık

Sinemanın yanı sıra bir dönem sağlık konularında köşe yazıları kaleme aldı, televizyon programları sundu. Bir dönem alkol sorunları yaşayan Arkın, alkolle mücadele sürecinde edindiği deneyimlerini gençlerle paylaştı; bağımlılıkla mücadeleye yönelik seminerlerde aktif rol aldı.

2009 yılında yaşadığı omurilik sorunu nedeniyle üç ay boyunca hastanede tedavi gördü. Ancak sağlık sorunlarına rağmen üretkenliğini korudu ve sahneye olan tutkusunu hiç yitirmedi.

Son olarak Kuruluş Osman dizisinde Aksakallılar’ın lideri olarak izleyici karşısına çıktı.

Vefatı ve Ardında Bıraktıkları

Cüneyt Arkın, 28 Haziran 2022’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Geride sadece yüzlerce film değil; aynı zamanda bir dönem ruhunu yansıtan ve halkın hayal gücünü besleyen özgün bir sinema dili bıraktı.


Korkusuzluğu, ilkeli duruşu ve halkla kurduğu bağ onu sadece bir aktör değil; bir simge haline getirdi.

Yazar: Sinem Bardakcı

Kaynaklar:

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi