Türkiye’nin turizm cennetlerinden biri olan Antalya’nın Kaş ilçesinde, denize nazır bir yamaçta zamanın durduğu 5 yıldızlı bir yapı duruyor. Yosun tutmuş havuzu, paslı tabelası ve kırık camlarıyla artık bir hayalete dönüşen bu yapı, bir zamanlar bölgenin en lüks tesislerinden biri olan Kaş Aquapark Hotel

Bugün sosyal medyada “hayalet otel” olarak anılan bu tesis, yerli ve yabancı içerik üreticileri arasında oldukça popüler hale gelmiş durumda. Ancak hakkında sağlıklı bilgilere ulaşmak pek kolay değil. Örneğin, kapanış tarihiyle ilgili sosyal medya paylaşımlarında genelde 2018’de kapandığından bahsedilse de resmi kaynaklara göre 2023’te kapanmış. Her ne zaman kapanmış olursa olsun, Kaş’ın büyüleyici manzarasına hâkim bu otelin bir süredir kaderine terk edildiği bir gerçek.

Peki, Akdeniz’in en gözde noktalarından birinde, denize sıfır konumdaki bu yapı neden ve ne zaman kapandı? İçine girenleri hem hayran bırakan hem de hüzünlendiren bu tesisin sessiz çöküşünün ardında ne var?

Kaş Aqua Park Otel: Bir Dönemin Parlayan Yıldızı

1989 yılında açılan Kaş Aquapark Hotel, o yıllarda sadece Kaş’ın en iddialı turizm yatırımlarından biri olarak öne çıkmıştı. Lüks konaklama anlayışı, deniz manzaralı odaları, büyük yüzme havuzları ve aquapark konseptiyle birçok yerli ve yabancı turistin gözdesiydi. Faaliyet gösterdiği yıllar boyunca sayısız aile tatiline, düğüne ve yaz eğlencesine ev sahipliği yaptı. 

Bugün ise dron görüntüleri, Instagram postları ve YouTube videoları sayesinde viral olan bu terk edilmiş bu hayalet otel hâlâ meraklı gözleri kendine çekmeye devam ediyor.

Peki Neden Kapatıldı?

🏛️İlk resmi açıklama Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık, Kaş Aquapark Hotel’in “çevre düzenleme raporu eksikliği” ve “yapı ruhsatındaki usulsüzlükler” nedeniyle faaliyet izninin askıya alındığını duyurdu. 2022’de başlayan denetim sürecinde, işletmeye 6 aylık süre verildiğini ancak bu sürede eksiklikler gidermediği için 2023’te kapatma kararı alındığı da paylaşılan bilgiler arasında.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ise, turizm tesislerinin doğal yaşamla uyumlu olması gerektiğini vurguladığı açıklamasında hiçbir tesisin, çevre kanunlarını ihlal ederek faaliyet göstermesine izin verilmeyeceğini ve Kaş gibi doğal sit alanlarında denetimler sıkılaştırılacağı ifade ediliyor.

🌿 Çevre dernekleri ve aktivistler uzun süredir, otelin yasa dışı genişleme yaptığını ve sahildeki kumul alanları betonlaştırarak deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarını yok ederek deniz ekosistemine zarar verdiğini, bu nedenle kapanmasının doğa için bir kazanım olduğu ifade ediyor.

🏨En başta hiçbir duyuruda bulunmayan tesisin sahibi Mehmet Yılmaz ise bakanlığın açıklaması üzerine, karara itiraz ederek dava açtıklarını duyurdu. Yılmaz, kapanış sürecini şöyle yorumluyor:

“20 yıldır aynı yapıyla hizmet veriyorduk. Genişletme çalışmaları sırasında teknik bir hata yapıldı, bu yüzden ceza aldık. Ancak, bunun bedeli otelin kapatılması olmamalıydı. Bakanlık bize süre tanımadan kapattı. 150 çalışanın ekmeğiyle oynandı.” 

Bu açıklamalar, otelin kapanış sürecinde yaşanan anlaşmazlıkları ve işletme tarafından yapılan itirazları gün yüzüne çıkarmış oldu

💸 Resmi nedenlerin yanı sıra, otelin kapanmasında finansal yükümlülüklerini yerine getirememesi de etkili olduğu da iddialar arasında. İşletme, pandemi döneminde yaşanan turist azlığı nedeniyle borç sarmalına girdiği iddia ediliyor. Hatta, 50 milyon TL’yi aşan borçlar nedeniyle otel haciz tehdidi altında olduğu ve 150’ye yakın personelin, ücretlerini alamadıklarını ve sosyal haklarının gasp edildiği paylaşılan bilgiler arasında.

⚖️ Hukuki süreçlerle ilgili bir diğer iddia ise, otelin mülkiyet yapısında yaşanan anlaşmazlıklar ve devam eden mahkeme süreçleri, yatırım yapılmasının ya da satılmasının önüne geçti. Miras sorunlarının çözülmediği ve bu yüzden çürümeye terk edildiği iddialar arasında.

Ayrıca, otelin kapanmasının ardından miras kaynaklı mülkiyet sorunları ve devam eden mahkeme süreçleri nedeniyle tesisin yeniden satışa çıkarılması veya yatırım yapılması da mümkün olmadı. Bu da yapının tamamen sahipsiz ve sahipsizliğe mahkûm kalmasına neden oldu.

Bu sebeplerin hangisinin ya da hangilerinin gerçek olduğu ise hâlâ netlik kazanmış değil. Ancak şu bir gerçek ki oteli kaderine terk edilmiş durumda.

📍 Şimdi Ne Durumda?

Kaş merkezine yaklaşık 6 km, Antalya şehir merkezine ise yaklaşık 192 km mesafede yer alan denize sıfır konumdaki terk edilmiş yapı hâlâ büyüleyici bir manzara sunsa da içerideki manzara ürkütücü: Çatlamış fayanslar, kırık camlar, karanlık koridorlar…

Her ne olursa olsun maceraperestlerin ilgi odağı otelin sosyal medya paylaşımlarıyla popülerliğinin artığı kesin. Paylaşımlarda bazı gezginler burada kamp yaptıklarını dahi söylüyor; bazıları ise içeri girmenin tehlikeli olduğu uyarısında bulunuyor.

🔮 Geleceği Ne Olacak?

Otelin geleceği hâlâ belirsiz. Hukuki süreçlerin devam etmesi nedeniyle yıkım, onarım veya satış gibi işlemler yapılamıyor. 

Bazı çevreler, bu alanın yeniden turizme kazandırılması gerektiğini, Kaş gibi yüksek turizm potansiyeline sahip bir bölgede böyle büyük ve değerli bir yapının uzun süre atıl kalmasının turizm yatırımları açısından büyük bir soru işareti yarattığını savunurken; çevreciler ve yerel sivil toplum kuruluşları, tesisin doğaya zarar vermeyecek bir şekilde değerlendirilmesini istiyor.

📢 Öte yandan, otelin arazisinin “doğal yaşam parkına” dönüştürüleceği iddiaları gündemde.

🌍 Doğa mı, Ekonomi mi?

Bu sadece bir otelin hikâyesi değil; aynı zamanda Türkiye’nin turizm sektöründe zamanın getirdiği dönüşümle çevre koruma ile ekonomik çıkarlar arasındaki dengenin bir yansıması. Kaş Aquapark Hotel’in kapanması, bölgedeki turizm hareketliliğini olumsuz etkilese de, çevreciler bu kararın sürdürülebilir turizm için bir dönüm noktası olduğunu savunuyor ve turizm sektöründeki diğer işletmeler için de önemli bir ders niteliğinde: Doğal güzelliklerin korunması, turizmin sürdürülebilirliği için olmazsa olmaz.

⚠️ Ziyaret Etmek İsteyenler İçin Uyarılar

Unutmadan belirtelim: Bu yapı resmî olarak faaliyette olmayan, terk edilmiş bir mülktür. Ziyaret etmek isteyenlerin dikkatli olmaları, yapının güvenli olmadığını göz önünde bulundurmaları, çevreye zarar vermemeleri ve özel mülkiyet sınırlarına saygı göstererek yerel yetkililerin uyarılarına uymaları önemle tavsiye edilir.

Kaynaklar:

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi