Panama Kanalı, iki okyanusu birbirine bağlayan hayati bir geçit olmasının yanı sıra, dünya ticaretini değiştirmesi ile uluslararası siyasetinin de stratejik merkezlerinden biri. Peki, ABD’nin 1999’da kontrolünü devrettiği bu kanal üzerinde hâlâ hak iddia etme çabaları ne anlama geliyor? Donald Trump neden kanalı geri almak istiyor? Ve Panama’nın dünya üzerindeki önemi ne?
Bu soruların yanıtı, kanalın köklü tarihinden günümüzde yaşanan jeopolitik çekişmelere kadar geniş bir çerçevede ele alınmalı. Gelin, Panama Kanalı’nın gerçek sahipliğini ve küresel etkisini birlikte inceleyelim.
Panama Kanalı’nın fikir aşamasından günümüze uzanan hikâyesi
Panama Kanalı fikri, 16. yüzyılda İspanyolların Pasifik ile Atlantik arasında kestirme bir yol arayışıyla ortaya çıksa da dönemin teknolojik yetersizlikleri nedeniyle bu proje sadece bir hayal olarak kaldı.
19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde, Süveyş Kanalı’nı başarıyla tamamlayan Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps, aynı başarıyı Panama’da da yakalayabileceğine inandı. 1881’de Fransa büyük umutlarla kanal inşasına başladı, ancak bu süreç pek de hayal edildiği gibi ilerlemedi.
- Sıtma ve sarıhumma salgınları nedeniyle 22.000’den fazla işçi hayatını kaybetti.
- Fransız Panama Kanal Şirketi iflas etti ve proje 20. yüzyılın en büyük mali skandallarından biri olarak tarihe geçti.
- De Lesseps’in yürüttüğü inşaat 1889’da durdu ve proje 15 yıl boyunca terk edildi.
Hastalıklar, mühendislik hataları ve finansal yolsuzlukların projeyi felakete sürüklemesiyle yaşanan başarısız süreç, Amerika Birleşik Devletleri’nin dikkatini çekti.
ABD’nin Panama’ya müdahalesi ve kanalın inşası
ABD, kendi kıtası üzerinde güçlü bir deniz gücü kurma hedefindeydi ve Panama, bu stratejinin kilit noktalarından biri olarak görülüyordu. Ancak büyük bir sorun vardı: Panama, Kolombiya’nın bir parçasıydı ve Kolombiya hükümeti kanal inşasına izin vermiyordu.
Bu noktada, ABD’nin jeopolitik oyunları devreye girdi. 1903 yılında, ABD’nin örtülü desteğiyle Panama’da bir isyan başlatıldı ve bağımsızlık ilan edildi. Yeni kurulan Panama Cumhuriyeti, ABD ile hızla bir anlaşma imzalayarak kanal inşasına izin verdi.
- ABD, 1904’te kanal projesini devraldı ve inşaatı 1914’te tamamladı.
- Ancak inşaat sürecinde toplamda 27.000’den fazla işçi hayatını kaybetti.
- Kanalın toplam maliyeti 287 milyon dolar oldu ve günümüz ekonomisinde bu rakam yaklaşık 7 milyar dolara denk geliyor.
Panama Kanalı kimin?
Panama Kanalı’nın tamamlanması, ABD’nin küresel ticarette ve askeri alanda üstünlük kazanmasını sağlasa da Panama halkı için bu süreç ekonomik ve politik bir bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı oldu. Her ne kadar ABD, kanalı 85 yıl boyunca yönetmiş olsa da 1977’de imzalanan Torrijos-Carter Antlaşması ile kanalın 1999 yılında tamamen Panama’ya devretti.
Bu anlaşma Panama için büyük bir zafer olarak görülse de, Amerikan siyaseti içinde hâlâ tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Çünkü Panama Kanalı, sadece ekonomik bir geçit değil, ABD’nin küresel ticaret üzerindeki hakimiyetinin sembollerinden biri olarak görülüyor.
Bugün kanal resmi olarak Panama’nın egemenliği altında ve Panama hükümeti tarafından işletiliyor. Ancak ABD, askeri ve ekonomik çıkarları gereği Panama üzerindeki etkisini hiçbir zaman tamamen kaybetmek istemedi ve Başkan Trump bu konuya dair önemli bir adım atacak gibi görünüyor.

Trump kanalı neden geri istiyor?
Panama Kanalı her zaman büyük güçlerin jeopolitik mücadelesinin bir sahnesi oldu. Yüzyıllardır süren bu durumdan en çok etkilenen ülke tabi ki ABD! Hal böyle olunca aykırı ve sert kararları ile dikkat çeken ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile artan gerginlikten de yola çıkarak burada kontrol kazanmak istemesi kimseyi şaşırtmadı.
Trump’a göre, ABD kanalın kontrolünü kaybettiğinde büyük bir stratejik hata yaptı ve bu durum Çin gibi rakip güçlerin etkisini artırmasına neden oldu. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre ABD Senatörü Marco Rubio da kısa süre önce Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino’ya, Çin’in kanal çevresindeki etkisini sınırlandırması yönünde baskı yaptı. Hatta eğer Panama bu konuda adım atmazsa, ABD’nin belirli önlemler alacağı yönünde iddialar da ortaya atıldı
Bu açıklamalar, Trump’ın “kanalı geri alma” planlarının Washington’daki bazı çevreler tarafından ciddiye alındığını gösteriyor. Ancak Panama, kanalı geri vermeye yanaşmıyor ve bu durum önümüzdeki yıllarda büyük bir diplomatik gerilime yol açabilir.
Panama Kanalı neden bu kadar önemli?
Panama Kanalı, Atlantik ve Pasifik okyanuslarını birbirine bağlayan en kısa yol olduğu için küresel ticaret açısından kritik bir noktada bulunuyor. Dünya ticaretinin yaklaşık %5’i bu kanaldan geçiyor ve bu oran, ABD ile Çin gibi büyük ekonomiler için stratejik bir avantaj ya da dezavantaj anlamına gelebiliyor.
Deniz ticareti, küresel ekonominin %80’ini oluşturuyor ve Panama Kanalı bu ticaretin en önemli geçitlerinden biri. Özellikle 2007-2016 yılları arasında yapılan genişletme çalışmalarıyla, kanaldan daha büyük gemilerin geçişine olanak sağlandı. Bu gelişme, gemicilik sektöründe büyük değişimlere yol açarak daha yüksek tonajlı gemilerin üretimini hızlandırdı.
Ayrıca, Panama Kanalı’nın dünya ekonomisine doğrudan etkisi var. Kanalın kapanması veya ABD’nin yeniden kontrolü ele almak için bir girişimde bulunması, küresel tedarik zincirinde büyük aksamalara neden olabilir.
ABD-Panama-Çin: Üçlü güç mücadelesi
Bugün Panama Kanalı, ABD ve Çin arasında giderek artan bir jeopolitik rekabetin merkezinde yer alıyor.
ABD, kanalın güvenliğini sağlamak ve Çin’in etkisini sınırlandırmak adına Panama ile yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Çin ise Panama’da büyük altyapı yatırımları yaparak ABD’nin bölgedeki etkisini kırmaya çalışıyor.
Panama hükümeti, iki süper güç arasındaki bu mücadelede denge kurmaya çalışıyor. Ancak Washington’un artan baskısı, gelecekte Panama’nın bir taraf seçmeye zorlanabileceğini gösteriyor.
Sonuç: Kanal kimde kalacak?
Panama Kanalı, Panama Cumhuriyeti’nin resmi kontrolü altında olsa da, ABD’nin bölge üzerindeki etkisi devam ediyor. Trump ve bazı Cumhuriyetçi liderler, kanalın ABD’ye geri dönmesi gerektiğini savunurken, Panama hükümeti bu fikre kesin bir şekilde karşı çıkıyor. Önümüzdeki yıllarda, Panama Kanalı’nın sadece bir su yolu değil, ABD-Çin rekabetinin en sıcak noktalarından biri olmaya devam edeceği açık.
Peki, ABD gerçekten Panama Kanalı’nı geri alabilir mi? Yoksa bu, sadece siyasi söylemden ibaret mi? Panama hükümeti baskılara direnebilir mi? Önümüzdeki yıllarda bu soruların cevapları, dünya ticaretini ve uluslararası ilişkileri doğrudan etkileyecek.
Kaynaklar:
- https://stratejikortak.com/2020/09/panama-kanalinin-tarihi-ve-stratejik-onemi.html?utm_source=chatgpt.com
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Panama_Kanal%C4%B1?utm_source=chatgpt.com
- https://stratejikortak.com/2020/09/panama-kanalinin-tarihi-ve-stratejik-onemi.html
- https://www.turkgun.com/dunya/cinden-trumpin-panama-kanali-aciklamalarina-diplomatik-protesto-bu-sozler-sorumsuzca/265304

Yorum bırakın