Londra’da bulunan ve dünyanın en eski müzelerinden biri olan British Museum, aynı zamanda en geniş müze envanterlerinden birine sahip. Son yıllarda eser hırsızlığı iddialarıyla gündeme gelen müze, özellikle Anadolu’dan kaçırıldığı öne sürülen tarihi eserler nedeniyle eleştirilmektedir. Peki, bu iddialar ne kadar doğru? British Museum gerçekten tarihi eser hırsızlığına karıştı mı, yoksa bu tartışmaların arkasında farklı sebepler mi var?

British Museum
British Museum, hekim ve doğa bilimci Sir Hans Sloane’un (1660-1753) biriktirdiği ünlü kitaplar, el yazmaları ve doğa tarihi nesneleri koleksiyonunun hükümet tarafından satın alınmasıyla 1753 yılında kuruldu. Kral II. George’un 1757’de Kraliyet Kütüphanesi’ni bağışlamasından iki yıl sonra müze, Londra’nın Bloomsbury bölgesindeki Montagu House’da halka açıldı.

Günümüzde British Museum, dünyanın en büyük sanat ve tarih müzelerinden biri olmasının yanı sıra, tüm bilgi alanlarını kapsayan ilk halka açık millî müze olma özelliğini taşımaktadır.

Müze, 19. yüzyılda arkeolojiye karşı artan ilgiyle birlikte, başta Anadolu olmak üzere pek çok yerden, bağış, satın alma ya da çalma-kaçırma yoluyla paha biçilmez bir Antik Çağ koleksiyonuna sahip oldu. 

Peki British Museum’un Anadolu’dan çalığı eserler nelerdir?

Medeniyetlerin beşiği olarak bilinen Anadolu, tarih boyunca pek çok krallığa, hükümdarlığa, imparatorluğa ve savaşa ev sahipliği yapmıştır. Dolayısıyla bu topraklarda, 5 bin yıldan daha eski eserler bulunur. Peki, ülkemizden kaçırılan ve bugün British Museum’da sergilenen eserler hangileri?

Görsel kaynak: Arkeofili

Nereidler Anıtı

Muğla’nın Fethiye ilçesi yakınlarında, Likya antik bölgesinde bulunan Nereidler Anıtı, MÖ 4. yüzyılda Kral Arbinas için inşa edildiği düşünülen bir mezar anıtıdır. Yunan tapınağı planına sahip olan bu anıt mezar, yontulmuş frizlerle süslü bir kaide üzerine inşa edilmiştir. Anıt, 1840’lı yılların başında İngiliz arkeolog Charles Fellows tarafından keşfedilmiş ve British Museum’a götürülmüştür.

Knidos Aslanı

Datça’daki Knidos antik limanı yakınlarında bulunan devasa bir Antik Yunan heykeli olan Knidos Aslanı’nın MÖ 2. yüzyılada yapıldığı düşünülmektedir. 1858 yılında İngiliz arkeolog Richard Popplewell Pullan tarafından Datça’nın yakınındaki uçurumlarda yaptığı yürüyüş esnasında bulduğu heykel, British Museum’un koleksiyonuna eklenmiştir.

Görsel kaynak: Arkeofili

Halikarnas Mozolesi

MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Halikarnas Mozolesi, Kral Mausolos adına eşi ve kız kardeşi Artemisia tarafından, günümüzde Muğla’nın Bodrum ilçesi civarındaki Halikarnassos’ta inşa ettirilmiştir. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olarak kabul edilen bu büyük anıt mezar, 1856-1857 yıllarında İngiliz araştırmacı Charles Thomas Newton tarafından kazılmıştır. Newton, yalnızca mozoleyi değil, Mausolos ve Artemisia’nın heykelleri ile dört atlı arabanın parçalarını da British Museum’a götürmüştür.

Bronz Afrodit Büstü

Tahmini olarak MÖ 2. veya 1. yüzyılda yapıldığı düşünülen Afrodit büstü, 1872 yılında Gümüşhane’nin Sadak ilçesinde tarlasını kazan Youssouf adlı yaşlı bir adam tarafından keşfedilmiştir. Bir yıl sonra British Museum tarafından satın alınan büstün kazılar sırasında baş ve el dahil olmak üzere büstün parçaları ortaya çıkarılmıştır. 

Görsel kaynak: Arkeofili

Payava Lahdi

Payava Lahdi, Antalya’nın Kaş ilçesinde yer alan Likya medeniyetine ait uzun dikdörtgen, beşik tonozlu taş bir lahittir. MÖ 360 yılında inşa edildiği düşünülen lahit, 1838 yılında İngiliz arkeolog Charles Fellows tarafından keşfedilmiş ve 1844 yılında British Museum’a götürülmüştür.

Harpy Anıtı

MÖ 480 civarında inşa edildiği düşünülen Harpy Anıtı, mermerden yapılmış sütunlu bir mezardır. Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan bu Likya eseri, 1838 yılında İngiliz arkeolog Charles Fellows tarafından keşfedilmiş ve aynı yıl British Museum’a götürülmüştür.

İdrimi Heykeli

MÖ 15. yüzyıldan kalma İdrimi Heykeli, 1939 yılında İngiliz arkeolog Leonard Wooley tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Alalah bölgesinde keşfedilmiştir. Kral İdrimi’nin Akad dilinde yazılmış uzun biyografik yazıtını içeren bu heykel, şimdiye kadar bulunan en önemli çivi yazısı metinlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde British Museum’da sergilenmektedir.

Sonuç olarak, medeniyetler beşiği Anadolu pek çok tarihi esere bu günlere kadar ev sahipliği yapmıştır. Bu eserlerden pek çoğu arkeolojik kazılar ve yasal yollarla müzeye götürülmüş olsa da birçok eser hala çalıntı iddiaları çerçevesinde eleştirilmektedir. Türkiye, bu tarihi mirası geri almak için çeşitli diplomatik ve hukuki girişimlerde bulunsa da süreç oldukça karmaşık ve uluslararası düzeyde ele alınması gereken bir meseledir. Tarihi eserlerin ait oldukları topraklara iade edilmesi, hem kültürel mirasın korunması hem de tarihsel adaletin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynaklar: 

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi