Sosyal medyada bir hekim, günde iki kupa kahve tüketiminin birçok hastalığa şifa olduğunu söyledi. Takipçi sayısı oldukça yüksek olan Doç. Dr. Muhammed Keskin, “Yeryüzünde bu kadar faydalı olan bir ilaç dahi yok.” ifadesiyle kahve tüketimini övdü. Peki, bu konuda bilimsel araştırmalar ne diyor?
Sosyal medya platformu X’te 400 binden fazla takipçisi bulunan ve “kardiyobey” kullanıcı adıyla tanıdığımız Doç. Dr. Muhammed Keskin, yine iddialı bir paylaşımda bulunarak dikkatleri üzerine çekti. YouTube kanalında yayınladığı sağlık videolarıyla takdir toplayan Doç. Dr. Keskin, sık sık kahve tüketimini teşvik eden isimler arasında.
Yeni bir paylaşımında Keskin, kahve tüketiminin karaciğer hastalıklarından hipertansiyona kadar birçok rahatsızlığı azalttığını belirtti. Günde “2 kupa” kahve tüketilmesini tavsiye eden Doç. Dr. Muhammed Keskin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Günde 2 kupa kahve ile riski azalan hastalıklar:
-Karaciğer Yağlanması
-Kolesterol yüksekliği
-Kalp damar sertliği
-Hipertansiyon
-Tip 2 Diyabet
-Safra taşları
-Parkinson
-Alzheimer
-İnme
Yeryüzünde bu kadar faydalı olan bir ilaç dahi yok. Kalbini seven içsin.”
Ünlü doktorun paylaşımına birçok yorum geldi, bazı kullanıcılar bu kahvelerin hangi tür kahveler olduğunu sorarken, Muhammed Keskin tavsiye ettiği kahveler için “filtre kahve ve Türk kahvesi” şeklinde cevap verdi.
Peki, gerçekten de kahve tüketimi bu hastalıkları azaltıyor mu? Birçok doktor kahve tüketimini teşvik ederken, bazıları ise buna karşı çıkıyor. İşte bilimsel çalışmalardan hareketle kahvenin yararları ve zararları…
Kahve hangi hastalıkların riskini azaltır?
Bu konuya ışık tutan bilimsel çalışmalara göz attığımızda dikkate değer bir çalışma olarak karşımıza Endocrine Society’nin Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism dergisinde yayımlanan bir çalışması çıkıyor. Bu araştırmaya göre, düzenli ve orta düzeyde kahve veya kafein tüketimi, tip 2 diyabet, koroner kalp hastalığı ve inme gibi kardiyometabolik hastalıkların gelişimini önleyebilir.
Araştırma Bulguları:
- Orta düzey kahve tüketimi fark yaratıyor: Araştırma, günde 3 fincan kahve veya 200-300 mg kafein tüketen bireylerin, hiç tüketmeyenlere veya günde 100 mg’dan az tüketenlere kıyasla kardiyometabolik multimorbidite (birden fazla kardiyometabolik hastalığın aynı anda görülmesi) riskinin yüzde 48,1 oranında azaldığını ortaya koydu.
- Kapsamlı verilerle destekleniyor: Araştırma, İngiltere Biobank veritabanında yer alan 37-73 yaş aralığındaki 172 bin 315 kişinin diyet ve sağlık kayıtlarına dayanıyor. Bu katılımcılar, çalışma başlangıcında herhangi bir kardiyometabolik hastalığa sahip değildi.
Suzhou Üniversitesinden Dr. Chaofu Ke liderliğinde yürütülen çalışmada, orta düzeyde kahve veya kafein tüketiminin kardiyometabolik hastalıkların hemen her gelişim aşamasında koruyucu bir rol oynadığı belirlendi. Araştırmacılar, bu alışkanlığın sağlıklı bireyler arasında teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Araştırma ekibi, kahve, çay ve kafein tüketiminin tekil kardiyometabolik hastalıkların görülme sıklığını azalttığını belirten önceki epidemiyolojik çalışmaları gözden geçirdi. Ancak bu yeni araştırma, birden fazla kardiyometabolik hastalığın bir arada gelişme riskine karşı koruyucu etkilere dair önemli bir boşluğu dolduruyor.
Araştırmacılar, kardiyometabolik multimorbiditenin bireylerde fiziksel fonksiyon kaybı ve mental stres gibi ek riskler yarattığını ve bu durumun, tek bir kardiyometabolik hastalığı olan bireylerden daha ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Kahve tüketiminin dikkatle dengelendiği bir diyetin, halk sağlığı açısından ciddi faydalar sunabileceği bu araştırma ile bir kez daha ortaya konmuş oldu. Sağlıklı bireyler için, kahvenin günlük yaşamda bilinçli şekilde yer alması tavsiye ediliyor.
Kahve antioksidan zenginidir
Kahve, serbest radikallere karşı savaşan antioksidanlarla doludur. Düzenli tüketim karaciğer kanseri, kolorektal kanser ve diyabet gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltabilir. Ayrıca kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu bulunmuştur.
Öte yandan kahvenin içeriğinde bulunan kafein, dikkat ve odaklanmayı artırırken, egzersiz sırasında performans artışı sağlar. Bunun yanında Parkinson ve Alzheimer hastalıklarının başlangıcını geciktirdiği veya ilerlemesini yavaşlatabildiği gözlemlenmiştir.
Ayrıca, çeşitli araştırmalar, günde 2-4 fincan kahve içen kişilerin daha düşük ölüm oranlarına sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu, özellikle sade ve filtrelenmiş kahve tüketenlerde daha belirgindir.
Kahve karaciğer kanserini ve kronik karaciğer hastalığını azaltabilir
ABD’deki Multiethnic Cohort (MEC) çalışmasından elde edilen verilere göre, kahve tüketimi karaciğer kanseri (hepatoselüler karsinom, HCC) ve kronik karaciğer hastalığı (CLD) kaynaklı ölüm riskini azaltıyor. Bu geniş çaplı ve uzun vadeli araştırmada farklı etnik gruplardan bireyler incelendi.
Çalışmaya, Hawaii ve Kaliforniya’da yaşayan 162 bin 22 Afrikalı Amerikalı, Yerli Hawaiili, Japon Amerikalı, Latin ve beyaz birey katıldı. Katılımcıların kahve tüketimi, diyet alışkanlıkları ve yaşam tarzı verileri, çalışmaya katıldıkları 1993-1996 yıllarında kaydedildi. Katılımcılar, 18 yıl boyunca takip edildi. Bu süreçte 451 HCC vakası ve 654 CLD’ye bağlı ölüm kaydedildi. İşte çalışmanın bulguları:
Karaciğer Kanseri (HCC): Günlük 2-3 fincan kahve içenlerde HCC riskinde yüzde 38 azalma görüldü. 4 veya daha fazla fincan kahve içenlerde HCC riskinde yüzde 41 azalma kaydedildi.
Kronik Karaciğer Hastalığı (CLD): Günde 2-3 fincan kahve içenlerde CLD’ye bağlı ölüm riskinde yüzde 46 azalma; 4 veya daha fazla fincan kahve içenlerde ise CLD’ye bağlı ölüm riskinde yüzde 71 azalma tespit edildi.
Kahve tüketiminin bu koruyucu etkileri, katılımcıların etnik kökeni, cinsiyeti, vücut kitle indeksi, sigara kullanımı, alkol tüketimi veya diyabet durumu gibi değişkenlerden bağımsız olarak benzer sonuçlar verdi.
Bu çalışma da diğer birçok araştırma gibi, düzenli kahve tüketiminin karaciğer sağlığını korumada önemli bir rol oynadığını ve halk sağlığı açısından teşvik edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kahve, karaciğer kanseri ve kronik karaciğer hastalıklarına karşı koruyucu bir diyet alışkanlığı olarak önerilebilir. Ancak bu bulguların daha fazla araştırma ile desteklenmesi gerektiği belirtiliyor.
Araştırmalar kahvenin zararları hakkında ne diyor?
Kahve tüketimine ilişkin yapılan çalışmaların bir kısmı kalp ve tansiyon rahatsızlıklarını artırabildiğine ya da şiddetlendirebildiğine işaret ediyor. Aşırı kahve tüketimi, özellikle yüksek tansiyonu olan bireylerde çarpıntı ve kan basıncı artışına yol açabilir. Günde 3 fincandan fazla tüketim kalp ritmini etkileyebilir.
Kemik sağlığı ve kansızlık da kahvenin zararları arasında gösterilebilir. Ancak bu günde 5 fincanın üzerindeki tüketimle meydana gelebilen bir etki ve bu tür durumlarda kemik erimesi riskini artırabilir. Ayrıca demir emilimini azaltarak kansızlığı şiddetlendirebilir.
Yine bir başka zararlı etkisi uyku ve sinir sistemi üzerinde gerçekleşebiliyor. Aşırı tüketim, uykusuzluk, gerginlik ve anksiyete gibi yan etkilere neden olabilir.
Kaç bardak kahve tüketilmeli?
Sağlıklı bireyler için günlük 2-4 fincan kahve önerilmektedir. Ancak kişisel tolerans ve sağlık durumu önemlidir. Özellikle hamileler, kalp hastaları ve tansiyon problemi olanların doktorlarına danışmaları gerekir.
Hangi kahve daha sağlıklı?
Türk kahvesi gibi filtrelenmeyen kahve türleri, antioksidan içeriğini daha fazla koruduğundan sağlık açısından daha avantajlıdır. Ancak sade tüketilmesi önerilir; şeker, kremalı şuruplar veya hazır süt tozları kahvenin faydalarını azaltabilir.
Bu bilgiler, kahvenin ölçülü tüketildiğinde sağlığa faydalı bir içecek olduğunu ancak aşırıya kaçıldığında bazı olumsuz etkiler yaratabileceğini gösteriyor.
Bilim insanları, kahve tüketiminin faydaları ve zararları hakkında araştırmalar yapmayı sürdürüyor.
Kaynaklar:
- https://www.endocrine.org/news-and-advocacy/news-room/2024/coffee-consumption-associated-with-lower-risk-of-developing-multiple-cardiometabolic-diseases#
- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/search/research-news/17348/
- https://www.medicalnewstoday.com/articles/drinking-coffee-in-moderation-linked-to-lower-diabetes-heart-disease-risk4- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10262944/

Yorum bırakın