Kaliforniya Üniversitesinin Irvine kampüsündeki bir grup bilim insanı tarafından yürütülen bir araştırma, beynin retrosplenial korteksinde (RSC) yer alan iki sinir devresinin mekânsal navigasyon ve hafıza depolama süreçlerinde kritik bir rol oynadığını ortaya koydu. Bu buluşun, Alzheimer ve diğer bilişsel rahatsızlıklar için daha hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesine ışık tutması bekleniyor.

Araştırmada, beynin retrosplenial korteksinde bulunan iki ana yolak tanımlandı: M2-projeksiyonlu yolak, mekânsal düşüncenin harekete dönüştürülmesini sağlarken, AD-projeksiyonlu yolak belirli lokasyonların hafızada tutulmasını destekliyor.

Gelişmiş görüntüleme teknikleriyle yapılan çalışma, bu yolların bloke edilmesinin mekânsal hafıza ve nesne-konum ilişkili hareketlerde bozulmaya neden olduğunu gösterdi. Bulgular, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların belirli beyin bölgelerini nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Öne çıkan bulgular neler? 

RSC’de iki farklı sinir yolu keşfedildi: M2-projeksiyonlu (hareket) ve AD-projeksiyonlu (hafıza). M2 sinirleri bloke edildiğinde mekânsal hareketler zayıflarken, AD sinirleri yalnızca hafıza geri çağırma süreçlerini etkiledi. Bu bulgular, Alzheimer ve diğer bilişsel hastalıklar için yeni tedavi yollarına ışık tutabilir.

Çalışmanın liderliğini üstlenen Kaliforniya Üniversitesi Anatomi ve Nörobiyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Xiangmin Xu, “RSC’deki spesifik devrelerin bilişsel süreçlere nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koyarak mekân algımızı ve öğrenme süreçlerimizi anlamada yeni bir perspektif sunduk.” dedi.

Xu, bu keşfin Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların beyin üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir temel oluşturduğunu ve gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine rehberlik edebileceğini vurguladı.

Araştırmada, RSC’nin motor korteksle bağlantılı M2-projeksiyonlu yolak ve anterior talamusla bağlantılı AD-projeksiyonlu yolak olmak üzere iki ana yolağı incelendi. M2 sinirleri mekânsal düşüncenin eyleme dönüştürülmesinde rol oynarken, AD sinirleri belirli lokasyonların hafızada tutulmasında kritik önem taşıyor.

Araştırma ekibi, gelişmiş viral araçlar kullanarak bu bağlantıları haritalandırdı ve her bir yolak üzerindeki etkileri ayrı ayrı analiz etti. Sonuçlar, M2 yolunun engellenmesinin nesne-konum ilişkili hareketleri zorlaştırdığını, AD yolunun engellenmesinin ise yalnızca konum hafızasını zayıflattığını ortaya koydu.

Prof. Dr. Xiangmin Xu, “Bu bulgular üzerine çalışarak RSC içinde başka yolakları da inceleyeceğiz. Farklı nöron türlerinin hafıza ve mekânsal yönelim üzerindeki etkilerini anlamayı hedefliyoruz” dedi.

Xu, amaçlarının beynin bir nevi ‘GPS sistemi’nin haritasını çıkarmak olduğunu belirtti: “Bu çalışma, hem dünyayı nasıl algıladığımız ve hafızamızı nasıl oluşturduğumuz konusundaki bilgimizi artıracak hem de Alzheimer gibi rahatsızlıklarla ilişkili nöronlar ve yolakları tespit ederek, hedefe yönelik tedaviler geliştirmemize yardımcı olacak.”

Araştırmanın bilimsel önemi

Bu çalışma, RSC’nin iki bağımsız ama paralel devreden oluştuğunu ve bu devrelerin beyne farklı afferent (giriş) ve efferent (çıkış) yollarla bağlandığını ortaya koyuyor. Sonuçlar, nörodejeneratif hastalıklar sırasında bu tür bağımsız devrelerin farklı şekillerde etkilendiğini anlamaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Xu, çalışmalarının Alzheimer gibi hastalıkların mekanizmalarını daha iyi anlamaya ve bireysel tedavi yöntemleri geliştirmeye yönelik yeni bir temel oluşturacağını ifade etti.

Araştırma, yakın zamanda Molecular Psychiatry dergisinde yayımlandı. 

Kaynaklar:

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi