Yapılan bir araştırma, Cengiz Han’ın genetik mirasının Orta Asya’da milyonlarca erkeği etkilediğini ve bu etkilerin izlerini taşıyan Y kromozomlarının, yaklaşık 16 milyon erkeğin DNA’sında bulunduğunu iddia ediyor.

Cengiz Han’ın soyunun, iddia edildiği gibi, günümüz dünyasında bu kadar geniş bir yayılım göstermesi, hem tarihsel hem de genetik açıdan oldukça ilgi çekici bir durum. Ancak bu yayılımın ardında Cengiz Han’ın veya onun soyundan kişilerin payı olup olmadığı ile ilgili durum oldukça karmaşık. Gelin birlikte inceleyelim.

Cengiz Han’ın soyunun genetik izleri

American Society of Human Genetics tarafından yapılan araştırmada, Y kromozomu üzerinde bulunan ve bazı sıradışı özellikler taşıyan bir soy hattı keşfedildi. Bu soy hattı, Asya’da çok geniş bir coğrafyaya yayılmış, Pasifik’ten Hazar Denizi’ne kadar uzanan 16 farklı popülasyonda yüksek frekansta görüldüğü ve bu bölgede yaşayan erkeklerin yaklaşık %8’inin bu genetik izleri taşıdığı bulunmuştur. Y kromozomu üzerindeki bu soy hattı, yaklaşık 1.000 yıl önce Moğolistan’da ortaya çıktığı ve bu soy hattının, muhtemelen Cengiz Han’ın erkek soyundan gelenlerin taşıdığı bir genetik iz olduğu ve bu yayılmanın, Cengiz Han’ın tarihsel faaliyetleriyle bağlantılı bir sosyal seçilim sonucu gerçekleşmiş olabileceği düşünülüyor. Ancak  bu durum bir varsayımdan öteye geçmiyor.

Kaynak: American Journal of Human Genetics

Söz konusu haplotipin coğrafi dağılımı. Popülasyonlar, örneklem boyutuyla orantılı bir alana sahip daireler olarak; yıldız kümesi kromozomları ise yeşil sektörlerle gösterilmiştir. Gölgeli alan, Cengiz Han’ın ölümü sırasındaki imparatorluğunun kapsamını temsil etmektedir.

Tarihinin gördüğü bitişik sınırlara sahip en büyük imparatorluğu

Hükümdarlığı döneminde gerçekleştirdiği hiçbir savaşı kaybetmeyen Cengiz Han’ın kurmuş olduğu imparatorluk, oldukça geniş topraklar üzerine yayılmış, onun ölümünden sonra oğulları ve torunları döneminde daha da genişleyerek insanlık tarihinin gördüğü bitişik sınırlara sahip en büyük imparatorluk hâline gelmişti. Cengiz Han’ın bu yayılmacı politikası sadece topraklar üzerinde değil, ele geçirdiği topraklarda yaşayan birçok kadını himayesine alıp onlarla cinsel birliktelik yaşaması şeklinde de ilerlediği biliniyor. Bu açıdan, araştırmacıların bu yayılımcı gen için Cengiz Han’ı düşünmesi oldukça mantıklı görünüyor.

Kaynak: American Journal of Human Genetics

Daireler soyları temsil eder, alan frekansla orantılıdır ve renk köken popülasyonunu gösterir. Çizgiler mikrosatellit mutasyon farklılıklarını temsil eder.

Bununla birlikte, araştırmalarda bazı istisnalar da dikkat çekiyor. Örneğin, Afganistan’daki Hazaralar, Cengiz Han’ın soyunun taşıyıcısı olduklarını iddia eden bir halk olarak dikkat çekse de Moğollar, Afganistan’da çok kısa süreli bir yönetim kurmuş ve bu süre zarfında sosyal ve genetik bir karışımın olabilmesi için aslında çok da fazla zaman geçirmemiştir. Bu yüzden Cengiz Han ve torunlarının burada büyük bir genetik etki yaratmış olmaları pek mümkün görünmüyor. Bunun yerine, bu haplotipin zaman içinde bu bölgedeki yerel halklar arasında yayıldığını söylemek de mümkün. Yani, Hazaralar gibi bazı etnik grupların (örneğin Kalmıklar) bu genetik izleri taşımaları, Cengiz Han’ın soyunun bu halklar üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı anlamına gelebilir.

Cengiz Han’ın mezarı 

Cengiz Han’ın gömüldüğü yerle ilgili çok fazla spekülasyon yapılmaktadır. Uzun yıllar keşfedilemeyen mezarın Khentii Dağları’ndaki Moğol kutsal dağı Burkhan Khaldun’un yakınında olduğuna inanılmıştır. Son olarak Rus medyasından mezarın Rusya’da Zabaykal bölgesinde olduğu, içinin hazinelerle dolu olduğu iddia edilmiştir.

Yüzlerce yıldır efsanelere konu olan Cengiz Han’ın kayıp mezarının bulunamaması, genetik çalışmaların da tam olarak kesinleşmesine engel teşkil etmektedir.

*Haplotip (haploit genotip), tek bir ebeveynden miras alınan gen koleksiyonudur. 

Kaynaklar:

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi