Fotoğraf: TRT Avaz

Foto Kaynak: Wikimedia

Kırgızistan’ın kuzeydoğusunda, Tian Shan yani Tanrı Dağları’nın eteklerinde yer alan Issık Göl, doğanın bir şaheseri olarak bilinir. Dünyanın en büyük tuzlu göllerinden biri olan Issık Göl, hem bölge halkı hem de ziyaretçiler için bir çekim merkezidir. “Issık”, Kırgızca “sıcak” anlamına gelir ve gölün donmayan suyuna atıfta bulunur. Bu, ona hem bilimsel hem de kültürel bir anlam kazandırır. 

Issık Gölü Efsaneleri: Batık Şehir, Çolpan ve Periler

Issık Göl, geçmişten günümüze birçok efsaneye konu olmuştur. Bu efsanelerden en bilinenleri sizlere anlatacak olursak “Batık Şehir Efsanesi” ile başlayabiliriz söze. Efsaneye göre, gölün derinliklerinde bir zamanlar görkemli bir şehir vardır. Ancak bu şehir halkının kibri ve günahkârlığı nedeniyle Tanrı tarafından sular altında bırakılmıştır. Bugün, dalgıçlar tarafından gölde bulunan bazı arkeolojik kalıntılar, bu efsane de bir gerçek payı olabileceği düşüncesini körüklemektedir. 

Bir diğer efsane “Prenses ve Çoban Hikâyesi”dir. Bu efsane, gölün oluşumunu anlatır. Efsaneye göre, bir prenses bir çobana âşık olur ve ailesine karşı gelerek onunla evlenir. Ancak bu evliliğe karşı çıkan krallık, çifti lanetler ve gözyaşları gölün doğmasına neden olur.

Bir diğer efsane ise güzeller güzeli bir kız ve ona aşık iki adamı anlatır. Gözlerinin parlaklığı sebebiyle Çolpan adı verilen bir kız bu gölün olduğu yerde yaşarmış. Evlenme çağına geldiğinde pek çok talibi olmuş bu dillere destan güzelliği olan kızın. Çolpan tüm talipleri arasından ikisini kendisine yakın hissediyormuş: Ulan ve Santaş.Fakat bir türlü birini seçememiş. Sonunda bu iki yiğit aşkları için dövüşmeye karar vermişler. Bir Ulan, bir Santaş üstün gelmiş ama bir türlü dövüşü nihayetlendirememişler. İki aşık arasındaki kavgaya aileler de dahil olunca işler çığırından çıkmış. Çolpan kavganın büyüyüp birçok yiğidin, masum kişinin canının yandığını görünce dayanamamış. Elini göğsüne batırıp, kalbini yerinden çıkarmış ki o kalbe kimse sahip olamayacakmış. Çolpan’ın cansız bedeni yere yığılmış. Gören herkes ağlamış, ahalinin gözyaşları günlerce durmamış. Gözlerinden akan sıcak yaşlar birikmiş, birikmiş, sonunda vadi gözyaşlarının ağırlığıyla çökmüş. Issık Göl oluşmuş. Gökler ağlamış, dağlar ağlamış ve Issık Göl büyüdükçe büyümüş. 

Bu aşk ve acı ile örülü efsanenin yanı sıra bir diğer efsane daha vardır. Aç gözlü ve zalim bir han, şehrin yukarısında büyük ırmağın kenarında yaşayan fakir ama çok güzel bir kıza aşık olmuş. Adamlarına emir verip kızı zorla saraya getirmiş. Fakat kız Han’ı reddetmiş. Han kızın gönlünü kazanmak için kıza pahalı hediyeler, kıyafetler, takılar sunmuş. Güzel kız hiçbirini kabul etmemiş.Han kızı ikna edemeyince zorla kız ile evlenmek istemiş. Kız daha fazla dayanamamış ve sevmediği Han’la evleneceğine ölmeyi tercih etmiş. Kendisini sarayın penceresinden atmış. Bu durumun üzerine doğa ağlamaya başlamış ve sarayın duvarları yıkılmış, su sonunda tüm şehri yutmuş. Şehrin yerine kızın gözyaşı gibi temiz ve berrak, yüreği gibi ılık, güzelliği gibi güzel bir göl meydana gelmiş.

Efsanelerin gerçekliğini sorgulamak bize düşmez, fakat her efsanede Issık Gölü güzelliği, saflığı, masumiyeti yansıtmış ve göl yöre halkı için kutsal bir yer sayılmış yüzyıllarca. Hatta yerel inanışlara göre gölde koruyucu su perileri yaşarmış, göle zarar verenin başına türlü kötü olaylar gelirmiş.

Bilimsel Gerçekler: Issık Gölde Donmayan Suyun Sırrı

Deniz seviyesinden 1608 metre yükseklikte, ortalama derinliği 270 metre, uzunluğu 182 kilometre ve genişliği 60 kilometre olan gölün suyu, Tanrı Dağlarındaki karların erimesiyle oluşur. Fakat Issık Göl, yüksek rakımına ve sert kışlara rağmen donmaz. Bunun nedeni, göl suyunun hafif tuzlu olması ve derinlikten gelen jeotermal aktivitelerden kaynaklanan ılıman su akıntılarıdır.

Arkeolojik Keşiflerde Saka ve Türk Kalıntılarına Rastlanmıştır

Göl çevresinde ve derinliklerinde yapılan araştırmalarda antik Türk ve Saka kalıntılarına rastlanmıştır. Bu bulgular, gölün binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu gösterir. 1969’da bulunan ünlü “Altın Elbiseli Adam”ın ele geçtiği Esik Kurganı ve Karakol kurganları göle yakındır. Tanrı Dağları’nın çevresinde en çok heykel burada bulunur. Göl çevresinde Barsgan, Atbaş, Çumgal gibi birçok antik harabe bulunur. Bu kaleler, Fergana ve Göktürk dönemi mimarisine benzerlik gösterir. 

Örnök köyünün kuzey tarafında taşlar üstünde dağ keçisi resimleri bulunmaktadır. Isık göl ile Çon Kemin arasındaki Küngöy Ala dağın Isık göl tarafındaki eteklerinde de çok eski devirlere ait taş üstündeki resimlere çok rastlanır.

İslâm kaynakları ve Türk destanlarına göre, Issık Göl civarı en eski Türk yurtlarındandır. Oğuznameler, Manas ve Karahan oğlu Alman-Bet gibi destanlarda da göl, önemli bir yere sahiptir. Meselâ Oğuznâmeler’e göre Yâfes ilk defa İdil (Volga) ve Yayık (Ural) nehirlerinin kenarına gelip yerleşmiş, oğlu Türk ise Isık Göl civarında oturmuştur. Bu sebeple göl kutsal kabul edilmiştir.

Issık Gölün Güzelliği 

Issık Göl tarih boyunca doğal güzelliği ile bölge halklarının dikkatini çekmiştir. Karahanlılar gibi Türk kağanlıklarının dinlenme merkezi olmuştur. Bölgede yapılan kazılarda da görüldüğü üzere birçok Türk kavmi tarafından yurt edinilmiştir. 

Sovyetler Birliği döneminde Issık Gölü etrafında birçok sanatoryum, pansiyon ve tatil evleri açılmıştır. Bu dönemde karayolunun gelişmesi ile Rus yerleşimi de artmıştır bölgede. Fakat Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bu işletmelerin yerlerine yeni nesile hitap eden farklı konsept mekanlar açılmıştır.

Bugün Issık Gölün çevresi, hem doğal güzellikleri hem de Kırgız kültürünün zenginliklerini yansıtır. Yerel halk, yaz aylarında göl çevresindeki dağlık alanlarda çobanlık yapar. Göçebe yaşam tarzının simgesi olan yurtlar, bu bölgede sıklıkla görülür. Göl çevresinde geleneksel at yarışları, güreş müsabakaları ve halk dansları içeren festivaller düzenlenir. Kristal berraklığındaki sularında yüzme, balıkçılık ve çevresindeki dağlarda trekking gibi aktiviteler yapılır. Gölün doğusunda Karakol Şehri, doğa sporları ve kayak merkeziyle bilinir.

Başkent Bişkek’ten 260 kilometre mesafede bulunan gölün turistik merkezi Çolpon-Ata şehrine yaklaşık dört saatte kara yoluyla ulaşılabilir. Göl sezonunun açıldığı yaz aylarında, buraya Rusya’nın bazı şehirlerinden, Özbekistan ve Kazakistan’dan uçak seferleri de düzenlenmektedir.  Aslında bir asır öncesine kadar gölün kutsal olduğuna inanıldığı için göle pek girilmezmiş, bugün ise Kırgızistan’ın en önemli turizm merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Göl, endemik türler dahil olmak üzere çok sayıda balık ve kuş türüne ev sahipliği yapar. Özellikle marinka ve çapça balıkları ile ünlüdür. Bu sebeple de doğa severlerin dikkatini üzerine çekmektedir. 

Issık Gölün Önemi

Issık Göl, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı tarih, mitoloji ve kültürel zenginlikleriyle de Kırgız halkının kimliğinin önemli bir parçasıdır. Efsaneleriyle geçmişten gelen hikâyeleri bugüne taşırken, yerel halkın günlük yaşamında da vazgeçilmez bir yer tutar.  Issık Gölü çevreleyen Tanrı Dağları, dağların zirvesindeki karlar ve gölün mavi sularıyla eşsiz bir manzara oluşturur. 

Yazar: Sinem Bardakcı

KAYNAKLAR: 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Iss%C4%B1k_G%C3%B6l

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kirgizistanin-zirvelerdeki-incisi-issik-gol/2337843

https://islamansiklopedisi.org.tr/isik-gol

https://www.friendz10.com/ezoterik/sevmedigi-biriyle-evlenecegine-gol-olmus-issik-gol-15118

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi