Foto kaynak: Sozcu
Avrupa denilince akla gelen ilk ülkelerden biri Almanya… Güçlü ekonomisiyle, doğal güzellikleriyle, gelişmiş sanayisiyle ve kaliteli eğitim sistemiyle Almanya, iş arayanlar için de dünyada tercih edilen ilk ülkelerden biri. Avrupa Birliği üyesi olması nedeniyle de Almanya, yiyecek içecek ürünlerine sıkı sağlık önlemleri arıyor. Fakat yeni bir haber, sosyal medyada çok konuşuldu.
Almanya’da yayınlanan günlük gazetelerden WELT’in yeni bir haberi dikkat çekti. WELT, süpermarketlerde satılan balların çoğunluğunun şeker şurubu içerdiğini, yani “sahte” olduğunu ileri sürdü. Haberi kendi sosyal medya hesaplarında paylaşan Türkler, “Almanya’da satılan balların yüzde 80’i sahte” ifadesini kullandı. Peki, gerçekten de Almanya’da marketlerde satılan balların çoğu sahte mi?
Almanya’da satılan balların yüzde 80’i sahte mi?
WELT gazetesinin haberini inceleyerek başlayalım… Laboratuvarda incelenen örnekler, süpermarketlerdeki 30 bal türünden 25’inin katkı maddesi içerdiğini ortaya çıkardı. Avrupa Birliği (AB), satılan balların kökeni ve saflığı konusunda daha fazla netlik talep etti.
Alman Profesyonel ve Ticari Arıcılar Birliği’ne göre, kökeni hakkında belirsiz bilgiler içeren katkılı bal büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Başkan Yardımcısı Bernhard Heuvel Bild gazetesine yaptığı açıklamada, meslek birliğinin Alman süpermarketlerinden alınan bal örneklerini laboratuvarda incelediğini söyledi. Analizlerde 30 numuneden 25’inde ucuz şeker şurubu kullanıldığı belirlendi.
Almanya’nın AB üyesi olması nedeniyle market ve pazar ürünleri sıkı sağlık önlemlerine tabi tutulmakta. Sahte bal raporunun ardından soruşturma başlatıldı ve süreç devam ediyor. Soruşturma devam ettiği için de katkı maddesi kullanan markaların adı henüz yayınlanmadı.
Yerel markalar tavsiye edildi
Almanya’da sahte bal sorunu aslında uzun süredir bilinen bir gerçek. Bu nedenle yerel üreticilerin ürünleri tavsiye ediliyor. Ancak yerel markalar, Almanya’nın bal ihtiyacının yalnızca yüzde 30’unu karşılayabiliyor. Geri kalanı ithal ediliyor ve balların büyük bir kısmı Çin, Türkiye, Ukrayna ve Romanya’dan geliyor.
Avrupa Birliği, bu yılın başında söz konusu sahte bal satışlarına tepki gösterdi. Bu nedenle, gelecekte ürün ambalajlarının üzerinde menşe ülkesinin açıkça belirtilmesi gerekecek. Şu ana kadar bal karışımlarında yalnızca AB’den gelip gelmediğinin belirtilmesi gerekiyor.
Ayrıca her ülkeden ne kadar bal geldiğinin gelecekte kesin ifadeyle belirtilmesi gerekiyor. Ancak gerekliliklerin uygulanmasına kadar yaklaşık iki yıllık bir geçiş süresi bulunmakta.
Tüketiciyi koruma kuruluşu Foodwatch, menşe düzenlemelerinin daha iyi hale getirilmesinin gecikmiş olduğunu belirtti.
AB Parlamentosu Çevre Komitesi’nin daha önce verdiği bilgilere göre, sahte ballara karşı önlem almak için sınır kontrollerinin de artırılması gerekiyor. AB Komisyonu, şekerle zenginleştirilmiş balı tespit etmek için uyumlu analitik yöntemler uygulamak istediğini duyurdu.

Yorum bırakın