Foto Kaynak: Gelgez
Geçtiğimiz hafta 2024 yılının son kandil gecesi olan Mevlid Kandili’ni geride bıraktık. Bir kesim özel mesajlarla veya sosyal medyadan kandil paylaşımları ile bu geceyi kutlarken bir kesim de bu gecelerin kutlanmasını gereksiz buluyor.
İddiaların gerçekliğini gelin birlikte inceleyelim.
Müslümanların kutsal geceleri ile ilgili neler biliyoruz? Kandil geceleri gerçekten var mı? Neden kutlanıyor?
Müslümanlarca kutsal sayılan gecelere “Kandil gecesi” denilmektedir. Osmanlı padişahı II. Selim (1566-1574) zamanından başlayarak bu özel gecelerde duyuru ve kutlamalar için minarelerde kandiller yakılması ile Kandil olarak anılmaya başlayan gecelere Kandil-i Şerif de denilir.
Bu geceler, Osmanlı padişahı II. Selim zamanında minarelerde kandiller yakılarak kutlanmaya başladığı için “kandil” olarak da bilinmektedir. Kandiller aslında Peygamberimiz döneminden daha sonra ortaya çıkmış olup, büyük ölçüde geleneğe dayanmaktadır.
Mevlid hicretten üç yüz yıl sonra ilk kez Mısır’da, Fatimiler döneminde; Miraç, Regaib ve Berat dört yüz yıl sonra da Kudüs’te kutlanmaya başlanmıştır. Bu gecelerde camilerde toplu biçimde ibadetler yapılmaya başlanmıştır. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılmıştır. Günümüzde de kandiller camilerde okunan mevlid ve Kur’an’la, yapılan dua ve ibadetlerle canlı biçimde kutlanmaktadır.
Kandil kutlamaları ile ilgili tartışmalar
Bu gecede bir kutlama, ibadet ve merasim yapılmasına dair âyet ve hadis yoktur. Bu nedenle bir gelenek durumuna gelen kandil kutlamaları bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bir kesim şiddetle karşı çıkarken bir kısmı da kutlamaların güzel gelenekler olduğunu savunmaktadır.
Örneğin; Kadir gecesi hakkında âyetler ve hadisler vardır; ancak Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir, bu yüzden Ramazan gecelerinin tamamı Kadir olabilir. Ayrıca, Kadir gecesine ait de bir namaz veya başka bir belli ibadet yoktur. Bir diğer örnek de Berat gecesi olduğu söylenen Şaban ayının ortasına gelen gecesi hakkındadır. Berat için rivayet edilmiş hadisler vardır; ancak bu hadislerin içlerinde “berat” kelimesi geçmemektedir.
Ülkemizde kutlanan kandiller
Ülkemizde beş gecenin kutlanmasına büyük önem verilmektedir. Söz konusu beş gece, Mevlid, Regaib, Mirac, Berat ve Kadir’den oluşmaktadır.
İşte kutlanan gecelerin detayları:
1- Mevlid: Kelime anlamı “doğum, doğum zamanı, doğum yeri” olarak geçmektedir. Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid, Hz. Muhammet (SAV) doğduğu günü yâd etmek amacıyla kutlanmaktadır.
2- Regaib: Regaip kelimesi hadis ve fıkıh literatüründe “bol sevap, muvakafakat” gibi anlamlara gelir. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaip kandili olarak kutlanır. Hz. Muhammet (SAV) bu gecede birtakım nurani mevhibelere eriştiği kabul edilmektedir. Tasavvufi eserlere göre ise Hz. Muhammet (SAV) ana rahmine düştüğü günü temsil eder. Receb ayının yirmi yedinci gecesi kutlanmaktadır.
3- Miraç: Miraç, yükselme anlamına gelir ve Hz. Muhammet’in (SAV) Allah’ın huzuruna yükseldiğini ifade etmektedir. Ayrıca Müslümanlara beş vakit namazın farz kılındığı Bakara Suresi’nin son iki ayetinin indirildiği gece olarak kutlanmaktadır. Şaban ayının on beşinci gecesi kutlanmaktadır.
4- Berat: Kelime anlamı “temize çıkma” anlamına gelir. Bu gecede ibadet edenler kurtuluş belgelerini almış olacakları için ona bu isim verilmiştir.
5- Kadir: Kur’an’ın inmeye başladığı gece olarak kutlanmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Kadir suresinde “bin aydan hayırlı olduğu” belirtilmiştir. Ramazan ayının 27. gecesi olarak kutlanmakla birlikte Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bazı uzmanlar Ramazan’ın son on gününü işaret ederken bazı uzmanlar da son on gününe denk gelen tek tarihlerin kutlanmasını işaret etmektedir.
BM Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde diğer temel hak ve özgürlüklerle beraber din ve vicdan özgürlüğü 18. maddede şu şekilde düzenlenmiştir; “Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak din ya da
inanç değiştirme; dinini ya da inancını tek başına ya da topluca, açık ya da özel
olarak öğretim, uygulama, tapınma ve anma bağlamında açığa vurma özgürlüğünü içerir.”.
Sonuç olarak günümüzde dini veya din dışı inanç sistemlerinin (islamiyet, hristiyanlık, ateizm, agnostisizm vb.) hepsi kendi içinde birçok farklı ritüeli barındırmaktadır. İslami inanca sahip kişilerin de bu gibi dini yaptırım kabul edilmeyen ancak kişilerin inanç sistemlerine dahil etmeyi tercih ettiği uygulamalar bulunabilmektedir. Nitekim dünyada 50’den fazla Müslüman ülke bulunmaktadır. Ülkemizde ve bazı Müslüman ülkede kutlanan bu gecelerin birçok Müslüman ülkede ise kutlanmadığı gözlenmektedir. Siz de umreye giden vatandaşlarımızın, “Araplar kandil nedir, bilmiyorlar” diye serzenişte bulunduklarına şahit olmuşuzdur. Bu uygulamaların kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakını ya da başkalarının hak ve özgürlüklerini tehdit etmediği sürece uygulanmasında hiçbir engel yoktur.
Kısa bir not:
‘Kısa Dinler Tarihi’ kitabının yazarı Gordon Kerr’in saptamasına göre; şu anda dünyada 4.200 civarında din olduğu tahmin edilmektedir. Yazar kitabında dünyanın en popüler dinlerinin kökenlerine, inançlarına, ibadet biçimlerine ve kutsal yazılarına değinmektedir. Kerr kitabının başında “Din nedir” sorusunu soruyor ve şöyle açıklıyor; “Bu ilk başta, cevabı kolay bir soru gibi görünüyor. İster iyi bir hasat, ister uzun bir ömür, sağlıklı çocuklar, manevi mutluluk, cennete giriş, korkudan kurtuluş veya insanların bir inanç sistemi oluştururken aradıkları sayısız başka bir sürü şey olsun, karşılığında bir şey almak için ilahi bir varlığa ya da varlıklara yaptığı ibadet. Elbette bu kadar basit değil, çünkü inananlar için din pek çok düzeyde fayda sağlıyor. Kuşkusuz manevi unsurları ve önemli bireysel yönleri bulunur ama aynı zamanda sosyal ve politik olanları sorumluluğu da üstlenir. İnanç sahibi olmasak bile din hayatımızın derinliklerine yerleşmiştir, çünkü inanmamak aynı zamanda hayatımıza nasıl yön verildiği, neden burada olduğumuz ve nasıl var olduğumuz hakkında birçok düşünceyi de beraberinde getirir. Bununla birlikte, kesin olan bir şey var; dünyayı kendimize ve topluluklara açıklamaya çalışmak ve maneviyattan bir miktar faydalanmak olan din olgusu, çok eski zamanlardan beri varlığımızın bir parçası olmuştur.”.
Kaynaklar:
- https://aklatakilanlar.com/islam-kandil-gece/
- https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/kandil
- https://www.fikriyat.com/galeri/islam/kandil-nedir-neden-ve-nasil-kutlanir/7
- https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/kandil
- https://www.ajandakolik.com/su-an-dunya-uzerinde-kac-din-var-tahminleri-alalim/#:~:text=Gordon%20Kerr’in%20saptamas%C4%B1na%20g%C3%B6re,Hinduizm%2C%20Budizm%2C%20%C5%9Eamanizmi%20s%C4%B1ralayabiliriz.
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/162767

Yorum bırakın