Foto kaynak: Milliyet
İstanbul’un finans merkezi konumunda olan Büyükdere Caddesi ile Levent arasındaki Zincirlikuyu Barbaros Caddesi’nin tepesinde duran bu iki devasa camlı kule yanından geçen herkesin dikkati çekmektedir. Uzaktan bakıldığında, bu iki kulenin tamamen atıl durumda olduğunu, içerisinin bomboş olduğunu kimse düşünemez. Burasının büyük bir kurumsal kompleks olması beklenir. Fakat Tat Towers yapımı tamamlandığı 2008 yılından bu yana sadece İstanbul’da devasa bir silüetten ibarettir.
TAT Towers muhtemelen İstanbul’daki terk edilmiş binalar arasında en ilgi çekici olanıdır. İki yüksek katlı kuleden oluşan bu ofis kompleksinde 28’i ofis kullanımı ve 2’si çatı katı, 5 yer altı otoparkı ve birkaç teknik kat olmak üzere toplam 41 kat bulunmaktadır. Proje tamamlanmıştır fakat bir türlü kullanıma açılmamıştır. Peki ama neden?
Tat Towers inşaatı 30 yıl sürdü
İş insanı Mehmet Salih Tatlıcı tarafından İstanbul’un en işlek yerlerinden biri olan Zincirlikuyu’da inşa edilmesi üzerine planladığı bir proje olan Tat Towers’ın inşaatı neredeyse 20 yıl sürmüştür. 1989 yılında inşaata başlansa da Tat Towers’ın tamamlanması 2008 yılını bulmuştur. Yüklenici firma ile yaşanan sorunlar ile inşaat uzun süre durdurulmuş, iki yılda bitmesi beklenen kuleler yıllarca inşaat halinde kalmıştır.
Öyle ki bir söylentiye göre Salih Tatlıcı’ya kulelerin asla bitmeyeceğini söyleyen bir falcı bile vardır. Tabi 2008 yılında kulelerin inşaatı bitmiştir. Fakat Salih Tatlıcı 2009 yılında vefat etmiştir ve kuleler bitse de asla kullanılmamış, kiralanmamış ya da satılmamıştır.
Tat Towers neden hizmete açılmadı?
SalihTatlıcı’nın ölümünden hemen sonra, mirasçıları arasında büyük bir anlaşmazlık başlamıştır. Aile içindeki hukuki anlaşmazlık, Tat Towers’ın ofis alanının piyasaya sürülme olasılığını engellemiş ve bugüne kadar kuleler boş kalmıştır.
İstanbul’un en kıymetli arazilerinden birinde yer alan ancak yıllardır atıl durumda olan bu binaların şu anda Tereke Mahkemesinin gözetim ve denetimindedir. Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı’dan olan oğlu Uğur Tatlıcı, “Tat Towers şu anda Tereke yöneticileri tarafından yönetiliyor. Tat Towers’ın kiralanması hususunda karar alma yetkisi de yine Tereke Mahkemesi’nin sorumluluğunda bulunuyor. … Hesaplarımıza göre, Tat Towers’ın komple kiralanması durumunda yıllık olarak 35 milyon dolara yakın bir gelir potansiyeli mevcut. Bu davalar yüzünden bu gelirden tüm mirasçılar mahrum kalıyor. Bizler bu gelirden mahrum kalınca, Maliye de yıllık 10 milyon dolar civarı bir vergiden mahrum kalıyor” demiştir.
Binaların kullanılamamasının sebeplerinden biri de inşaat ve hukuki süreç içerisinde geçen yıllarla birlikte binaların kullanılma olasılığını engelleyen farklı nitelikte çeşitli yönler ortaya çıkmasıdır. 1999’da depreminden önce yapımına başlanan binaların yeni deprem yönetmeliğine uygunluğu konusunda sorunlar bulunmaktadır. Teknik uzmanlara göre mevcut yapının büyük sismik hareketlere (1999’da sağlam durmasına rağmen) uygun şekilde dayanamaz ve tekrar kullanıma sokulabilmesi için kolonlarda, kirişlerde ve dik duvarlarda büyük güçlendirme çalışmaları yapılması gerekmektedir.
İkamet izninin alınması sürecini engelleyen bir diğer husus da inşaata izin verilen alan ile gerçekten inşa edilen alan arasında büyük farklılıkların olmasıdır.
Koronavirüs ve Güneydoğu depreminde binayı devlet tarafından kullanılmasını talep etti
Mart 2020’de, Sayın Tatlıcı’nın iki mirasçısı bir dilekçede kulelerin Covid-19 salgınıyla mücadele için bir test merkezi veya geçici bir hastane olarak kullanılmasını önerdi.
2023’te Kahramanmaraş depremi sonrasında da Tatlıcılar’dan miras davası sürmesine rağmen mirasçılardan “muvafakat” talep ederek söz konusu yapının belli bölümlerini devlete tahsis etme talebi geldi. Fakat sonrasında deprem riski konusundaki endişelerden sonra bu talebi geri çekerek öncesinde depreme dayanıklılık testleri yapılmaya karar verildi.
Tat Towers ne zaman kullanıma açılacak?
Süren davalar ve yapılması gereken testler ve güçlendirmeler beklenirken Tat Towers’ın yakın zamanda kullanıma açılması beklenmiyor. Hem sahiplerine büyük bir maddi kayıp olan bu bina aynı zamanda İstanbul’daki gereksiz bir silüet haline geliyor.

Yorum bırakın