Foto kaynak: Dünya
Küresel merkez bankaları ve maliye bakanlıkları, 2023 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 12 trilyon dolarlık döviz rezervine sahipti ve bunların yaklaşık 7 trilyon doları ABD doları varlıklarından oluşuyordu. Ancak, resmi rezerv portföylerinde dolar varlıklarının payında gözlemlenen düşüş, doların mevcut uluslararası para sistemindeki statüsünü kaybedebileceği yorumlarına sebep oldu.
Finans ve hisse senedi piyasaları üzerinde karmaşık ve çok yönlü etkisi olan FED’de bir süre önce bazı ülkelerin altına geçmeye başladığını kabul etti. Ancak açıklamasında az sayıda ülkenin bu davranışının merkez bankalarının dolardan uzaklaşma yönündeki bir çabasını temsil etmediğini savunuyor.
Dünya nüfusunun %40’ı
FED’in “az sayıda” olarak belirttiği ülkeler; Çin, Hindistan, Rusya ve Türkiye gibi yüksek nüfuslu ülkeler. Yani yaklaşık 3 milyar insanı, yani dünya nüfusunun %40’ını temsil eden bir etkiden bahsetmek gerekiyor. Hal böyle olunca bazı uzmanlar FED’in global piyasayı daha da belirsizliğe sürüklememek adına adına bu şekilde bir açıklama yaptığını düşünülebilir. Peki gerçekten öyle mi?
Küresel mali krizin ardından, ABD doları payı 2015’te %65’e çıktıysa da 2015’ten 2021’e kadar 7 puanlık bir düşüş gördü. Bunun toplam döviz rezervlerindeki portföy tahsislerinin bulunmadığı ülkeler tarafından dolar varlıklarına yönelik değişen tercihleri nedeniyle tahmin ediliyor. Sadece Çin ve Hindistan bu 7 puanlık düşüşün yaklaşık 2,9 puanını oluşturur.
Merkez bankalarının altın alımlarında yaşanan artışa yönelik yorumlar
Merkez bankaları, küresel mali krizden bu yana altın alımlarını önemli ölçüde artırdı ve bu eğilimin son zamanlarda hızlandığı görülüyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, küresel merkez bankaları 2022’de 1.100 tondan fazla altın satın aldı (bir önceki yılın satın alma miktarlarının iki katından fazla) ve aşağıdaki grafikte gösterildiği gibi 2023’te benzer bir satın alma seviyesini korudu.
Piyasa katılımcıları bu artan talebi üç faktöre bağladı:
1- Merkez bankalarının güvenilirliği ve bağımsızlığı konusundaki artan endişeler ortasında altının enflasyona karşı korunma aracı olarak algılanan değeri göz önünde bulunduruluyor.
2- Artan ekonomik ve mali belirsizlik göz önüne alındığında altının riskten korunma aracı olarak kullanılması planlanıyor.
3- İhraç eden bir hükümeti olmadığından altının yaptırımlardan korunma aracı olarak değerlendiriliyor.
Neden altın?
Altının güvenli görünmesinin sebebi ise 2022 yılında, Rusya’nın Ukrayna savaşını başlatmasının ardından G7 ülkelerinin Rusya merkez bankasının döviz rezervlerini dondurma ve bankalarının Rus meslektaşlarıyla birçok işi yapmasını yasaklama kararı etkili oldu.
Kısacası Dünya genelinde, benzer bir durumda finansal silahlarla vurulmaktan endişe eden ülkeler dolar bağımlılıklarını konusunda düşünmeye itti ve jeopolitik olarak ABD ile daha az uyumlu olan ülkelerin büyük ölçüde altın alımları yapmasına ve bu eğiliminde olmalarına sebep oldu.
Altının resmi döviz rezervlerine göre oranı hala düşük
Bu altın alımları kesinlikle dikkate değer olsa da, merkez bankaları için etkileri hala sınırlı. Öncelikle, altının toplam rezervlerdeki payı yaklaşık %10’da (veya altının piyasa değerlemesine göre %15).
Aşağıdaki grafiğe göre altın henüz 2000’lerin başındaki seviyesinde. Ayrıca, IMF’nin verilerine göre, resmi altın varlıklarındaki artışın çoğunun sadece birkaç merkez bankasından geliyor.
2009’dan bu yana bildirilen altın birikiminin yarısından fazlası Çin ve Rusya’dan gelirken, diğer dörtte biri gelişmekte olan piyasa merkez bankasından (Türkiye, Hindistan, Kazakistan, Özbekistan ve Tayland) geliyor.
Son olarak, altın diğer para birimlerine alternatif olarak önemli eksiklikleri sürdürüyor. Örneğin; faiz getirisi yok ve fiziksel bir varlık olarak işlemlerde kullanılması zor, yüksek taşıma, depolama ve güvenlik maliyetlerinden bahsetmeye bile gerek yok.
Altın alımı ile ilgili bazı örnekler:
- Çin’in altın ticaretindeki anormallikler artıyor. Çin Merkez Bankası 2023 yılında 225 tondan fazla altın satın almış.
- Rusya ise, Ukrayna savaşında yaşadıkları sonrası Avrupa ve Amerikadaki varlıklarının dondurulmasına misilleme olarak dolardan çıkışını oldukça hızlandırdı.
- Hindistan Merkez Bankası’nın altın alımları son iki yılın zirvesinde. Yerel halk tarafında ise altın, su ve ekmek gibi hayatın vazgeçilmez bir parçası.
- Türkiye’de 2024 yılının ilk dört ayında rezervlerimize 55 ton altın ekledi. Yastık altı tarafında da yükselişlerin devam ettiği tahmin ediliyor.
- Rusya ve Çin, ikili ticaretlerinde doları kullanmayı neredeyse tamamen bıraktı. 2023 yılında ticaretleri %26 artarak 240 milyar dolara ulaştı ve ödemelerin %90’ından fazlasını kendi yerel para birimleriyle gerçekleştirdiler.
Kaynak:

Yorum bırakın