Foto Kaynak: onedio
Araştırmaya göre, düzenli spor yapan erkeklerin sağ görüşlü siyasi partileri destekleme olasılığı daha yüksek. Sosyal medyada ortaya atılan bu iddia doğru mu?
Siyasi görüş, meslek, aile ve arkadaş çevresi, doğup büyüdüğünüz bölge gibi birçok faktörle şekillenir. Ancak İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Brunel Üniversitesinden bir grup araştırmacının bulgularına göre, düzenli sporla siyasi görüş arasında bir ilişki olabilir.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki çok takipçili sosyal medya hesapları da söz konusu çalışmayı duyurdu. Peki, gerçekten de düzenli spor yapan erkekler sağ partilere oy verme eğiliminde mi?
Öncelikle, bu iddianın kaynağı olan araştırmanın 2017 tarihli olduğunu, yani Türkiye’deki sosyal medya hesaplarının yeni bir araştırma bulgusunu paylaşmadığını belirtelim.
Çalışma makalesine baktığımızda ise, evet, düzenli spor yapan erkeklerin sağ görüşlü partileri destekleme eğiliminde daha çok olduğu görülüyor.
Düzenli spor yapan erkekler sağ partileri daha çok destekliyor
İngiltere’deki Brunel Üniversitesinden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmaya göre, fiziksel olarak daha güçlü erkekler daha sağcı olma eğiliminde ve sosyal ve ekonomik kaliteye daha az önem veriyorlar.
Araştırmacılar, 18 ila 40 yaşları arasındaki 171 erkeği değerlendirerek boyları, kiloları, bel ölçüleri, bedenleri, kas çevreleri, elleriyle kavrama, kol ve göğüs güçleri hakkında bilgi topladı.
Ayrıca erkeklere spor salonuna ne sıklıkla gittikleri, servetleri, servetin yeniden dağıtılmasını destekleyip desteklemedikleri ve bazı sosyal grupların diğerlerine göre baskın olması gerektiğine inanıp inanmadıkları gibi soruların yer aldığı bir anket yaptılar.
Çalışma ile araştırmacılar, daha kilolu ve güçlü olan erkekler ile bazı sosyal grupların diğerlerine hükmetmesi gerektiği inancı arasında önemli bir korelasyona ulaştı. Bu erkeklerin ayrıca servetin yeniden dağıtımını destekleme (sol görüşte yer alan bir ilke) olasılıkları daha düşüktü.
Araştırmacılar özellikle spor salonunda geçirilen saatlerle daha az eşitlikçi sosyoekonomik inançlara sahip olmak arasında belirli bir korelasyon da buldu.
Çalışmanın yayınlandığı Mayıs 2017’de Independent’te yer alan bir haberde, Brunel Üniversitesinde psikoloji alanında öğretim görevlisi ve çalışmanın baş yazarı olan Dr. Michael Price, bulguların üç şeye dayanabileceğini öne sürerek bunları şu şekilde açıklıyordu; erkeklerin “eşitlikçiliklerini kendi korkutucu güçlerine göre ayarlamalarının” sonucu, daha az eşitlikçi erkeklerin daha kaslı olmaya çabalaması veya işin içinde üçüncü bir değişkenin olma ihtimali.
Araştırmacı sözlerinin devamında ise şöyle konuşmuştu:
“Sonuçlarımız, fiziksel olarak daha korkutucu olan daha zengin erkeklerin servetin yeniden dağıtımına karşı çıkma olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Aslında, kaynaklarını savunmak için daha motive görünüyorlar. Ancak fiziksel olarak hala korkutucu olan daha az zengin erkekler de yeniden dağıtımı desteklemeye daha meyilli görünmüyor. Servetten pay talep etmiyorlar. Gelecekteki araştırmalar için önemli bir soru, narsisizm veya baskınlık dürtüsü gibi belirli kişilik özelliklerinin hem kas çalışması hem de eşitsizlikle ilişkili olup olmadığı olabilir.”
Neden fiziksel olarak güçlü erkekler daha sağcı?
Bu sorunun cevabı da çalışmanın baş yazarı Price’da. Dr. Michael Price, bunu evrim teorisine bağlıyor. Atalarımızın geçmişine göre, erkeklerin fiziksel boyutları statülerini ve kaynaklarını belirliyordu, bu yüzden daha iri erkekler en güçlünün hayatta kaldığı bir sistemle iyi geçinirdi. Bununla birlikte, günümüz erkeklerini bağlayan başka bir etken daha olabilir; narsisizm. Bazı çalışmalarda da narsistlerin, her ne sebeple olursa olsun, daha az eşitlikçi olduğu ortaya konmuştu.
Çalışmada, güç ile sosyal dağıtıma karşı isteksizlik arasındaki ilişki özellikle zengin erkekler arasında güçlüydü. Daha fakir erkekler arasında, ekonomik yeniden dağıtıma destek güçle ilişkili değildi. Bu kısmen, daha önceki bir çalışmayı tekrarlıyordu; güç ve kapitalizmin zengin erkekler arasında daha çok benimsendiği, fakir, güçlü erkeklerin ise yeniden dağıtımı desteklediği bulundu. Bu da daha fakir erkeklerin sadece kendi çıkarlarını gözettiğini gösteriyor.
Çekici insanlar da mı daha sağ görüşlü?
Çalışma ayrıca katılımcıların yüzlerini görüntülemek ve onları baskın ve çekici bulup bulmadıklarını söylemek için hem yazılım hem de bireysel değerlendiriciler kullanarak yüz görünümünü araştırdı. Tahminlerin aksine, tipik olarak çekici olarak kabul edilmekle sosyoekonomik eşitlik konusundaki inançları arasında bir korelasyon yoktu.
Öte yandan, Price liderliğinde yürütülen söz konusu çalışmada, eşitlikçiliğe eğilim çekicilikle ilgili olmasa da (belki de erkekler için güç güzellikten daha önemli bir özellik olduğu için) geçmişte yapılan bazı araştırmalar çekici yüzlere ve vücutlara sahip kişilerin ekonomik yeniden dağıtımı yani sosyalizmi destekleme olasılıklarının daha düşük olduğunu bulmuştur.
https://www.theatlantic.com/science/archive/2017/07/are-socialists-physically-weak/533787/
zhttps://www.researchgate.net/publication/256072360_Wealth_and_the_Inflated_Self_Class_Entitlement_and_Narcissism

Yorum bırakın