Foto kaynak: Webtekno
Olimpiyatlar, antik Yunan’da Tanrılar’a adanan bir festival olarak başlamış ve sporcu yeteneklerini sergilemek, barışı teşvik etmek ve şehir-devletler arasında rekabeti düzenlemek amacı taşımaktaydı. Bu organizasyonlar 12 yüzyıl boyunca, her dört yılda bir yapılarak devam etmiştir.
M.S 392 yılında Roma İmparatoru 1. Theodosius, olimpiyatların Hristiyanlığın yayılmasına engel olduğunu ve bu geleneğin paganlığa ait olduğunu iddia edip oyunların yapıldığı stadyum ve tapınakları yıkarak bu geleneğe son verdi.
Daha sonra birçok kez Yunan Olimpiyatlarına benzer çeşitli oyunlar organize edilmişse de hiçbiri devamlılık ve evrensellik kazanamadı. Ta ki XIX. yüzyılada Fransız Baron Pierre de Coubertin’in girişimine kadar.
Günümüz Modern Olimpiyatlarının başlamasına öncülük eden Baron Pierre de Coubertin 1870’teki Fransız-Prusya Savaşı’ndaki Fransız bozgununun ardından, Fransız gençliğinin fiziksel olarak zayıf olduğunu ve bu durumun ulusal başarısızlığa yol açtığını dile getirdi ve bu görüşü büyük destek topladı. Sporun ve fiziksel eğitimin gençlerin karakterini ve ulusal gücü artırma üzerindeki etkisine dair inancı ile olimpiyat hareketini yeniden başlatmak için 1894 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ni (IOC) kurdu. Ardından 1896 yılında Atina’da modern olimpiyatların ilki gerçekleşti.
Antik Olimpiyatlar dini kökenlere sahipken, Baron Pierre de Coubertin’in modern olimpiyatları laik bir nitelik taşıyacak şekilde yeniden düzenlendi. Dil, din, renk, ırk ve cinsiyet ayrımı ortadan kaldırılarak uluslararası bir boyut kazandırıldı. Bugün bu etkinlik, sporun uluslararası düzeyde yaygınlaştırılması, ülkeler arasında dostane bir rekabet ortamı yaratılması ve sporcuların yeteneklerini global bir platformda göstermeleri amacıyla devam etmektedir.
İlk modern olimpiyatların Panathinaiko Stadyumu’ndaki açılış töreni
Kaynak:

Yorum bırakın