1946 yılından bu yana çok partili seçim sistemine geçiş yapan Türkiye, oy sayımları için sandıklı oy toplama sisteminden faydalanıyor. Dünyanın dört bir yanında seçim süreçlerinde oy sayım yöntemleri farklı işleyebiliyor.
Sandıklı Oy Kullanım Sistemi
Bilinen en geleneksel yöntem olan sandıklı oy toplama sisteminde, oylar belirlenen sandıklarda toplandıktan sonra devletin ve sandık başındaki görevli kişilerin sorumluluğu altında sayılarak yetkili kişilere bildirilir. Kısacası sadece oy sayımı değil, oyun nasıl ve kimler tarafından sayıldığı da önemli bir etkendir.
Kimilerine göre sandıklı sistem en verimlisi iken kimilerine göre de sandıkların başında duranlara güven olmadıkça sonuçlara şüpheyle yaklaşılabiliyor.
Elektronik Oy Kullanım Sistemi
Elektronik oy sayım sistemi ise ilk olarak 2005 yılında Estonya’da internet üzerinden gerçekleştirildi. ABD ve Belçika gibi ülkelerin de denediği bu yöntemi meşhur eden Estonya, 2005 yılından beri kendi sistemi “İ-voting” üzerinden gerçekleştiriyor. Estonya dışında yaşayan vatandaşlar ise “E-voting” platformunu kullanıyor.
Elektronik seçim yöntemi ile Estonya dahil birçok devlet sandık personeline ve sandık toplamaya ihtiyaç duymadan seçimleri verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor.
Elektronik Seçim Yöntemi Kusursuz Değil
Elektronik seçim yöntemi her ne kadar daha elverişli görünse de kusursuz sayılmaz. Seçim makinelerinin bozulma ya da hacklenme ihtimallerinden dolayı şüpheyle yaklaşılan bir yöntem. Örneğin, Estonya’nın 2021 seçimlerinde sistem, ilk 900 seçmene seçim hakkında yanlış bilgi vererek vatandaşların yanlış oy kullanmalarına neden oldu.
Bir diğer örnek ise Belçika’da yaşandı. 2003 seçimlerinde Güneş fırtınası nedeniyle çıkan iyonların bir oy makinesine isabet etmesi sonucu adaylardan birine 4000 ekstra oy hakkı kazandırıldı. Oy makinelerinin bu kadar hassas ve olası saldırılara karşı duyarlı olması, tüm sistemin sorgulanmasına neden olabiliyor.
ABD’de karma bir oy kullanma sistemi mevcut. Günümüzde ABD’de hem sandıklı hem de elektronik oy kullanım sistemi hala geçerli. Sistem her ne kadar işlevsel olsa da 2020’de Donald Trump’ın seçimlerin şaibeli olduğunu iddia etmesiyle beraber meşruluğu muhafazakar seçmen tarafından sorgulanmaya başladı.
Rusya’nın da 2022’deki Ukrayna işgalinden itibaren kullanmaya başladığı elektronik oy sistemi de ABD’deki gibi tartışma konusu. Çünkü 15-17 Mart aralığındaki başkanlık seçimlerinin ilk gününde sistem, ağır kullanıcı yükü nedeniyle kısa süreliğine çöktü. Gözlemcilerden biri de çok sayıda işçinin daha ilk saatlerde oy vermeye zorlandığını ve sistemin de bunu kaldıramadığını iddia etti. Ayrıca seçimlerin ikinci gününde, sisteme yüz binlerce “başarısız” siber saldırının yapıldığı da belirtildi.
Toplamda 112,3 milyon vatandaştan 4,76 milyon kişi online olarak oy verdi. Buna Ukrayna’daki işgal bölgelerinde yaşayanlar da dahil. Savaş nedeniyle getirilen bu sistem ülkede büyük tartışmalara neden oldu. Uzmanlar ve halk, bu yöntemle yetkililerin sonuçları daha kolay manipüle edebileceğini düşünüyor.

Türkiye’de ise 1946 yılından beri sandıklı oy sisteminde pek bir değişim olmadı. Ülkenin dört bir yanında oy verilirken herkese eşit şartların sağlanması zor olduğu için de yeni adımlara kalkışmak çok da kolay değil. Elektronik seçim ve oy sayım yöntemi ara ara gündeme gelse de bu konuda ciddi bir adım atıldığı henüz söylenemez.
Kaynaklar:
https://www.vice.com/en/article/9agbxd/space-weather-cosmic-rays-voting-aaas
https://e-estonia.com/solutions/e-governance/e-democracy
https://history.house.gov/Exhibitions-and-Publications/Electronic-Technology/House-Technology
Bu yazı Kübra Çorluk tarafından iddialargercekler.com internet sitesi için hazırlanmıştır.

Yorum bırakın