Bu yazı Hilal Bardakcı tarafından iddialargercekler.com internet sitesi için hazırlanmıştır.

14 Mayıs 2023 genel seçimlerinin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti ancak Türkiye bu kez de yerel seçimlere adım atarken bir konu oldukça merak ediliyor. Önde gelen anket şirketlerinden KONDA, Türkiye Raporu ve MAK gibi pek çok araştırma şirketi adeta ‘çuvalladı’. Peki, 14 Mayıs seçimlerinde anket şirketleri neden yanıldı?

Türkiye yeniden seçim arefesinde. 31 Mart 2024 Pazar günü Türkiye, mahalli idareler seçimi yani yerel seçimler için sandık başına gidecek. İl ve ilçelerin belediye başkanları, mahalle ve köylerin muhtarları bu seçimle belirlenecek. Ancak seçim yaklaşırken anket sonuçları da adayların açıklamaları kadar konuşuluyor. Öte yandan, anket şirketlerine güven konusunda tartışmalar da sürüyor. Zira 14 Mayıs seçimleri öncesinde yapılan kamuoyu yoklamasında, anket şirketleri, öngörülen hata payının üzerinde yanıldı. 

İlk olarak, 14 Mayıs seçimlerinde ne olmuştu, hatırlayalım… BBC’de yer alan habere göre, KONDA, 6-7 Mayıs tarihli son 14 Mayıs seçimi anketinde, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranını yüzde 50’nin hemen altında göstermişti. Türkiye Raporu ise seçimden iki gün önce 12 Mayıs’ta yaptığı son ankette, Kılıçdaroğlu için yüzde 50.5’lik bir oy tahmini açıkladı. MAK araştırma şirketi ise, Kılıçdaroğlu’nun yüzde 51 oranında oy alacağını göstermişti.

2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilleri seçiminde, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin adaylıktan çekilmesiyle, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Ata İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan, Cumhurbaşkanlığı için yarıştı. 

64 milyon 113 bin 941 seçmen oy kullandı. Tayyip Erdoğan yüzde 49,37, Kılıçdaroğlu yüzde 45,05 ve Oğan ise yüzde 5,28 oy aldı. 28 Mayıs günü yapılan ikinci turda ise Erdoğan oyların yüzde 52,18’ini; Kılıçdaroğlu ise oyların yüzde 47,82’sini aldı. Böylece Cumhurbaşkanı yeniden Recep Tayyip Erdoğan seçildi.

ERDOĞAN, “ANKETLERE GÜVENİM KALMADI” DEMİŞTİ

2019 yılındaki yerel seçim öncesinde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Anketlere güvenim kalmadı” demişti. Yıllar sonra 14 Mayıs seçimlerinin ardından ve şimdi yerel seçimlerin öncesinde anket şirketleri yeniden gündemde. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki ilk tura ilişkin anketlerde 14 araştırma şirketi ilk turda işin biteceğini, 9 şirket ise yarışın ikinci tura kalacağını ileri sürdü. 

Independent Türkçe’de yer alan habere göre, PİAR, Artıbir, MAK, ALF, SAROS, SER-AR, Avrasya, ARL, ORC ve EuroPoll şirketleri Kılıçdaroğlu’nun seçimi ilk turda kazanacağını tahmin etti. Optimar, GENAR, ADA ve Argetus ise Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda kazanacağına yönelik veriler açıkladı. 

Seçim sonuçlarına en yakın tahminde bulunan firma sayısı ise 5’ti; Optimar yüzde 50,4, Ada ve Argetus 50,6, Sonar 48,8 ve Varyans 48,6 ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı oya en yakın veriler sundu. Optimar, Kılıçdaroğlu’nun da alabileceği oya en yakın tahminde bulundu. Optimar yüzde 50,4, GENAR 53,3, Ada ve Argetus ise 50,6 oy oranı tahminiyle Erdoğan’ın seçimi ilk turda kazanacağını iddia etti.

İkinci tura ilişkin anket sonuçları da ilgi çekiciydi. 4 araştırma şirketi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, iki şirket ise Recep Tayyip Erdoğan’ın ikinci turda kazanacağını ileri sürmüştü. 

28. Dönem Milletvekili Seçimleri’ne ilişkin anket sonuçlarında ise; KONDA, MetroPOLL, Area, Yöneylem, MAK, ALF, SAROS, SER-AR, Avrasya, Gezici, Optimar, GENAR, Varyans, ADA, ARGETUS ve AKSOY araştırma firmaları, TBMM’deki çoğunluğun Cumhur İttifakı’nda olacağını doğru şekilde tahmin etti. Buna karşılık, AR-G, ARL ve ORC firmaları ise, Millet İttifakı’nın mecliste daha yüksek oya ulaşacağını açıkladı.

Uzmanlara göre, araştırma şirketlerinin seçim anketlerinde yanılmasının birçok nedeni var ve bunlardan biri manipülasyon iken diğeri ise kararsız seçmenlerin yanlış dağıtılması. Üstelik Türkiye gibi kutuplaşmanın yüksek olduğu bir ülkede kararsız seçmenlerin dağıtılması seçim anketlerini fazlasıyla etkileyebiliyor. Ayrıca gerek daha önce medyada yer alan haberlere, gerek sosyal medyadaki paylaşımlara bakarak, birçok seçmenin ‘fişlenmekten’ korktukları için seçim anketlerinde yanlış cevaplar verdiklerini söyleyebiliriz.

“ŞİRKETLER SEÇİM ANKETLERİNDE YANILMADI” 

İçgörü ve strateji uzmanı Mehmet Demiray’a bu konudaki görüşünü sorduk. Demiray, “14 Mayıs seçimlerinde anket şirketleri neden yanıldı?” sorumuza kapsamlı bir cevap verdi. 

Mehmet Demiray, “Bu durum sadece anket şirketleri yanıldı diye açıklanamaz, bazı doğru tahminler, piyasaya aslına uygun yansıtılmadı.” diyerek konuya açıklık getirdi. Devamında sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikle bir basiret sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, barajı geçemeyecek yani meclise giremeyecek gibi görünen bir parti ‘barajı geçemiyoruz’ demez. Bu kamuoyunu yönetme stratejisidir. Çünkü insanlar barajı geçemeyecek olan bir partiye oy vermek istemez, oyum boşa gitmesin mantığıyla. Bu nedenle partiler anketlerde barajı geçemeyeceği sonucu çıksa da kamuoyuna yanıltıcı veriler sunabiliyor. Mesela CHP de ‘gümbür gümbür geliyoruz’ diyordu. Aslında parti içinde paylaşılan anket çalışmalarının çoğunda açık ara önde olduğu sonucu çıkmamıştı. 

Bu noktada bir basiret, ahlak sorunundan bahsedebiliriz. Bir şirket, anket yapmak için ilgili partiyle sözleşme imzalar. Bu kapsamda kamuoyuna yanıltıcı veriler sunulabiliyor. Yani asıl sorun müşterinin ahlaklı olması burada.

Son dönemde CHP’nin yaptığının kantarın topuzunu kaçırmak olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca daha önceki yıllarda AK Parti’nin de benzer açıklamaları olmuştu.”

Stratejist Mehmet Demiray, seçim anketi sonuçlarındaki hata payının öngörülenin üzerinde olmasının birkaç nedeni daha olduğunu şu sözlerle aktardı: 

“İkinci olarak, doğru örneklemin seçilmediğini belirtebiliriz. Mesela Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Beyoğlu’nda, Şişli’de anket yaparsanız sonuç CHP ağırlıklı çıkar. Bu yüzden mahalle bazlı örneklem seçilmeli diyoruz. Ayrıca çok sınırlı zaman ve para verilip denetleme de yapılmazsa anketi uygulayan saha şirketi ama daha önemlisi sınırlı kaynak ile sahaya çıkan anketör, ya anketi yapmaz ya da dikkatli, özenli bir şekilde yapmaz.

Yerel seçimde de benzer bir şeyle karşılaşabiliriz. Yeniden Refah Partisi aslında yüzde 7 civarında oy alabilir. Ancak anketlerde yeterince temsil edilmediği için, YRP seçmenlerinin büyük bir kısmı anket şirketlerinin ulaş(a)madığı mahallelerde, mesela Fatih’in arka mahallelerinde, Küçükçekmece’nin ya da Kartal’ın uç noktalarında yaşadığı için yeterince temsil edilmiyor. Bu da anket sonuçlarını yanıltabiliyor. Aslında YRP’nin alacağı oy çok önemli, çünkü bu, AK Parti’den kopan bir oy olacak. Yüzde 2 oranında oy alacağı sonuçları gösteriliyor anketlerde ama değil, daha fazla. 

Muhtemelen bu seçimde de Kürt seçmenler CHP’yi destekleyecektir. Ancak anketlere bakıldığında yine yeterince temsil edilmediğini görüyoruz.” 

“KARARSIZ SEÇMEN ORANI YÜKSEK”

İçgörü ve strateji uzmanı Demiray, açıklamasının devamında ise, vatandaşların anketlerde doğru cevaplar vermeyebildiğini belirtti. Demiray, “Bir diğer önemli nokta ise, insanların yani ankete katılan vatandaşların davranışlarının daha komplike (karmaşık) olması. Türkiye’de siyaset zaten gittikçe daha karmaşık hale gelmiş durumda. Şu anda CHP’de yer alan bir belediye başkanı mesela 20 yıl önceki CHP’de olamazdı. Hem partiler hem de seçmenler açısından durum komplike.” dedi. 

Aynı zamanda Ethnogaze firmasının kurucusu da olan İçgörü Uzmanı ve Stratejist Mehmet Demiray, kararsız seçmenlerin yanlış dağıtıldığına vurgu yaparak sözlerini şöyle noktaladı: 

“Anketlere bakacak olursak, kararsız seçmen sayısı da oldukça yüksek. Yüzde 15 civarında olduğu tahmin ediliyor. Normalde kararsız seçmenler yüzde 5-7 civarında olurdu, bunları dağıtınca da hata payı düşük oluyordu. Ancak oran yükseldi ve kararsız seçmeni dağıtırken hata payı da yükselebiliyor. Kararsız seçmenlerin içindeki YRP ve DEM Partili seçmenler, bu partilerin oy oranının üstünde bir grup oluşturuyor.

‘14 Mayıs’ta anket şirketleri neden yanıldı’ sorusuna cevap olarak en son şunu da belirtelim. 14 Mayıs seçimleri öncesinde her şey değişecek havası esmişti. Bu durum, araştırma şirketlerinin bir kısmını tam anlamıyla partici yaptı. Hem AK Partili, hem CHP’li… Şirketler kendilerini partiyle özdeşleştirdi, objektif bakamaz hale geldi. Hatta bazı anket şirketleri partilerin organı haline bile geldi. Bu da partizanlaşmış şirketlerin objektif duruşlarını kaybetmesi, araştırma için gösterilecek özeni kaybetmeleri, meslek etiğini bir kenara bırakıp, siyasi bir angajmanla yanıltıcı verilerin sunulmasına yol açtı.” 

Bu yazı Hilal Bardakcı tarafından iddialargercekler.com internet sitesi için hazırlanmıştır.

Yorum bırakın

İDDİALAR VE GERÇEKLER…

Hayatımızın birçok alanında uzun yıllar etkisi olabilecek iddiaların peşinden gidiyor gerçekleri araştırıyoruz.

~ İddialar ve Gerçekler Ekibi